BeyForuM
BeyForum Anasayfa > BeyForuM > GENEL - GÜNCEL - KÜLTÜR - SANAT > Dini Konular > Dini Bilgiler.. > Fuzuli'nin Yaşami (gazellerinden secmeler)
Eski 10-04-2010, 02:57   #1 (permalink)
BeyForuM
Owner
BeyForuM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye Numarası: 1
Üyelik tarihi: Jun 2009
Mesaj Sayısı: 6,031
BeyForuM isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
Standart Fuzuli'nin Yaşami (gazellerinden secmeler)

Fuzuli'nin Yaşami:

Fuzûlî'nin yaşamı üzerine çok fazla bilgi yoktur.


Bağdat yakınlarında Hille veya Kerbela'da doğduğu

tahmin edilmektedir. Asıl adı Mehmet'tir. Toplum

bilimcilere göre Oğuz'ların Bayat aşiretindendir.

Doğum tarihinin bilinmemesine karşın, ölüm tarihi

1556 yılıdır.



Türkçe divanının önsözünden öğrendiğimize göre,

yaşamı boyunca Irak dışına çıkmamıştır. Bazı Farsça

kaynaklara göre ömrünün büyük bölümünü halife

Ali'nin Necef'deki mezarına hizmet ederek

geçirmiştir. Bu hizmetinden dolayı Safevi


hükümdarları tarafından ona bir aylık bağlanmıştır.

Fakat günün birinde bilinmeyen bir sebeple bu

aylığı kesilmiştir. Irak Safavi'lerin elindeyken

şah İsmail ve Safavi ileri gelenlerine şiirler

sunan Fuzûlî, Irak'ın Osmanlı'ların eline

geçmesiyle de Kanuni Sultan Süleyman ve Osmanlı

ileri gelenlerine şiirler sunmuştur. Osmanlı'lar

döneminde de Fuzûlî'ye dokuz akçelik bir aylık

bağlanmıştır. Fakat Fuzûlî'nin o dönemin Nişancı

paşasına gönderdiği şikayet-nâme'sinden anlaşılıyor

ki, Fuzûlî kendisine bağlanan bu aylığı hiçbir

zaman alamamıştır. Her iki dönemde de değeri

anlaşılamayan ve gereken önem verilmeyen şairin

yaşamı yoksulluk içinde geçmiş, 1556 yılında Irak'ı

kasıp kavuran veba salgınında ölmüştür.



Farsça ve Türkçe divanlarının önsözlerinden

anlaşıldığına göre daha çocuk yaşta şiirle uğraşan

Fuzûlî genellikle şiirlerini Azeri lehçesiyle

yazmış. Ona göre divan edebiyatındaki şiir

türlerinin en önemlisi gazeldir. O nedenle kendi

gönlüne de gazeli seçmesini önermiştir.



Fuzûlî'nin şiirleri diğer divan şairlerinin

şiirlerinden bambaşka bir özelliğe sahiptir. Onun

şiirleri genellikle din dışı şiirlerdir. Bu

şiirlerde çoğunlukla aşk teması işlenmiştir. şair

bir anlamda aşkı şiirlerinde metalaştırmış ve aşk

derdinden mutlu olduğunu söylemiştir. Hatta bu

dertten hiç kurtulmak istemediğini vurgulamıştır.

Ayrıca Fuzûlî divan şiirinin bir özelliği olan söz

sanatlarını en ustaca kullanmış bir şairdir. O

nedenle gazelleri ve diğer şiirleri hayli süslü ve

anlaşılması çok zor şiirlerdir.



ıyi şiirin yalnızca bilimle elde edilebileceğine

inanan Fuzûlî, bu düşüncesini Türkçe divanının

önsözünde "ılimsiz şiir, temeli yok duvar gibi

olur, temelsiz duvar da sonunda itibarsız olur"

diye açıklar. Bu düşüncesini her zaman savunduğunu

ve "ilimsiz şiirden ruhsuz kalıp gibi nefret

ettiğini" vurgular.



Fuzûlî, Eski Türk Edebiyatı'nda ünü ve etkisi en

yaygın olan şairlerden biridir. Azeri ve Çağatay

lehçeleriyle yazan şairler üzerinde olduğu gibi,

Türkiye lehçesiyle yazan pek çok divan, tasavvuf,

halk ve modern Türk edebiyatının ilk dönem

şairlerine de büyük etkisi olmuştur.



Yapıtları: Türkçe, Farsça ve Arapça üç divan, Leylî

vü Mecnun mesnevisi, Kerbela olayını anlattığı

nesir ve nazım karışımı Hadıkat-üs-Suada ve şikayet

-nâme adlı mansur mektuplardır.



Yapıtlarının bugünkü Türkçe ile basılmış örnekleri;

Abdulbaki Gölpınarlı tarafından hazırlanmış Fuzuli

Divanı, K. Akyüz - S. Yüksel -M. Cumbur tarafından

hazırlanmış Türkçe Divan'ları vardır







Gazellerinden ve Beyitlerinden Seçmeler:



Gazel



1- Hâsılım yoh ser-i kûyunda belâdan gayrı



Garazım yoh reh-i aşkında fenâdan gayrı



2- Ney-i bezm-i gamem ey âh ne bulsan yele

ver



Oda yanmış kuru cismimde hevâdan gayrı



3- Yetti bîkesliğim ol gaayete kim çevremde



Kimse yoh çevrile girdâb-ı belâdan gayrı



4- Ne yanar kimse bana âteş-i dilden özge



Ne açar kimse kapım bâd-i sebâdan gayrı



5- Bezm-i aşk içre Fuzûlî nice âh eylemeyen



Ne temettu bulunur bende sadâdan gayrı





1-Senin sokağının başında beladan başka

elde ettiğim (bir şey) yok -aşkının yolunda

yok olmaktan (ölmekten) başka da bir amacım

yok.



2-Ey ah! Gam (hüzün) meclisinin ney'iyim,

ateşe yanmış kuru vücudumda arzudan başka

ne bulursan yele ver (savur) dağıt.



3-Kimsesizliğim o dereceye vardı ki,

çevremde -bela girdabından başka dönen

kimse yok.



4-Bana, ne gönül ateşinden başka kimse

yanar,-ne de tan yelinden başka kimse

kapımı açar.



5-Fuzûlî! Aşk meclisinde nasıl ah

etmeyeyim? -bende sesten başka ne kâr

bulunur











Ey gönül yârı iste candan geç

Ser-i kûyun gözet cihandan geç



Yâ tama' kes hayat zevkinden

Yâ leb-i lâl-i dil-sitândan geç



Mülk-i tecrîddir ferâgat evi

Terk-i mâl eyle hân-ü-mandan geç



Lâ-***** seyrinin azîmetin et

Bu harâb olacak *****dan geç



ı'tibar etme mülk-i dünyâya

ı'tibar-i uluvv-i şandan geç



Ehli dünyanın olmaz ahireti

Ger bunu ister isen andan geç



Meskenin bezm-gâh-i vahdettir

Ey Fuzûlî bu hâk-dandan geç
Bu konu yada mesaj "www.beyforum.net" sitesine aittir.
BeyForuM isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
fuzulinin, gazellerinden, secmeler, yasami

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlı. Şuanki Zaman: 15:36.

-->   Turizm