|
|
#1 (permalink) |
|
Üye Numarası: 1
Üyelik tarihi: Jun 2009
Mesaj Sayısı: 6,031
|
KIMLIGI
Bu konu yada mesaj "www.beyforum.net" sitesine aittir.
Hayati hakkinda fazla bilgiye sâhip olmadigimiz bu Müslüman doktor,Iran´lidir. Bati´da Haly Abbas adiyla söhret buldu. Onu en cok üne kavusturan eseri; "El-Kitab-ül Melikî" adli eseri oldu. ILMÎ KISILIGI Ali bin Abbas´in adi, Ibni Sîna(980-1037),er-Râzi(864-925), Ibni Zuhr(1091-1162) Ebû-l Kâsim(936-1013) gibi Müslüman doktorlarin adiyla birlikte anilir.Bu doktorlar asirlarca Avrupalilara doktorluk ögrettiler. Eserleri ellerden düsürülmedi. Ders kitabi olarak tip Fakültelerinde okutuldu. Ali bin Abbas, herseyden önce iyi bir cerrahti (operatör). Zamanina göre en zor ameliyatlari basariyla gerceklestirdi. Ve bu konuda hâla degerini koruyan eserler verdi. Uzun yillar Islâm âleminde cerrahî doktor adaylarina ilk sorulan sorulardan biri, Ali Abbas´in anatomisiyle cerrâhisi idi.Onun kitabini bilmeyen cerrah olamazdi. Bilhassa kirik-cikik tedavisi, tas, bademcik ve katarakt ameliyati, cibanlarin yarilmasi, tiraphane etmek, bir uzvun kesilmesi... Onun kitabindan sorulan sorulardan saadece bir kismiydi. CERRAHLIK DIPLOMASI Ancak cerrâh adayi bu sorulari güzel bir sekilde cevaplandirabilirse kendisine icinde asagidaki yazilar bulunan bir diploma verilirdi: "Allah´in yardimiyla biz onu, cerrahlikta bildigi seyleri icraya, kendi isinde basarili ve hayirli olmaya mezun kilmak istiyoruz. Böylece o, iyilestirinceye kadar yara tedavî edebilir, kan alabilir, emoriot kesebilir, dis cekebilir, sünnet yapabilir. Yalniz o, bundan sonra üstleriyle, bilgi ve tecrübeli ögretmenlerine danismayi ihmal etmeyecektir." Ali bin Abbas kendisinden önce yasayan Hipokrat(M.Ö 460-377),Galen(M.S.131-201) ve Oribasios(325-403) gibi meshur doktorlari tenkit etmekle kalmadi, bir cok yanlislarini da tesbit etti. Meshur eseri yazmasinin sebeblerinden en önemlisi zâten buydu. TIP ILMINE YAPTIGI HIZMETLER "Ilim Mü´minin kaybolmus malidir.Onu nerede bulursa alir" buyurur Peygamberimiz. Islâm âlimlerine bu hadîsi-serif büyük bir ilham kaynagi olmustur. Müslümanlar, "bu gâvur icadidir, bunu düsmanlar kesfetmistir.Ne lüzûmu var" gibi birdüsünceye kapilmadan, faydali olan her ilmi alma yoluna gitmislerdir. Iste Ali bin Abbas da, Yunan tibbini inceleyen, onun hata ve noksanlarini düzelten onun Islâm tibbiyle birlestiren Islâm bilginlerinden biridir. O, yunanlilarin hic bilmedigi sahalarda önemli kesifler yapti. Tibbin yükselmesine büyük katkida bulundu. Tecrübelerini ve deneylerini birlestirip, kiymetli bir kitap vücuda getirdi. Kitabinda yazdiklari bizzât kendi müsahede , tetkik ve deneyleriydi. KILCAL DAMARLAR Kilcal kan damarlari sistemini ilk defa Ali bin Abbas ortay atti. Bu konuda saglam ve tutarli görüsler ileri sürdü. Hipokrat ve ondan sonrakiler, cocugun kendi hareketleriyle ana rahminden dünyaya geldigini kabul ederlerdi. Ali bin Abbas bu görüsü kökünden yikti. Dogum olayinin bebegin hareketleriyle degil, rahimdeki adalelerin kasilip gerilmesiyle gerceklestigini kesfetti. 1000 SENE ÖNCEKI KANSER AMELIYATI Ali bin Abbas´in, onuncu yüzyilda alt karin kanserleri hakkinda yazilar kaleme aldigini, hatta kanser ameliyatlari yaptigini coklari bilmez. Kanser ameliyatlari hakkindaki su görüsleri oldukca enteresandir: "Doktorlar bu hususta nadiren yardimda bulunabilir. Tumörün organdan tamamen ayrilmasi na calisilmali, köklerinden geride bir sey kalmamasi icin tümörden muayyen bir mesâfe uzaklasacak sekilde etrafi kesilmeli ve temizlenmelidir." Kanser ameliyati bugün de ayni sekilde yapilmaktadir. Ali bin Abbas, bugün oldugu gibi, ameliyât esnasinda yaninda asistanlar bulundururdu. Yardimci asistanlardan biri hashas , banotu ve vik sürülmüs markos süngerini islatip hastanin burnu önünde tutarken (narkoz) bir digeri hastanin nabzini kontrol eder, ücüncüsü de müdahalede bulunurdu. Operasyon ne genis, ne de derin olur, bunun icin azâmî titizlik gösterilir, bir asistan da kancalarla deriyi geriye cekerdi. Ali bin Abbas ,ameliyati ögrencilerine söyle ögretirdi: "Simdi tümörü, sardigi dokudan ayirabilmek icin yavasca ve itinayla kes. Herhangi bir damarin yaralanmasina ve sinirin kesilmemesine dikkat et. Operayon bir damara rastlarsa, kanamanin amaliyat sahasini kaplamamasi icin, damari dikkatle bagla. Kendini dogru ve tam bir itinayla calismaya ver. Tümörü kesip alinca, kücük bazi kisimlarin iceride kalip kalmadigini arastirmak icin, parmagini iceriye sok ve yokla. Böyle bir hal varsa onlari dikkatle bertaraf et. Bütün tümör cikarilinca, fazla deriyi kesip kisaltmak suretiyle birbirlerine ekle ve uygun hale getirdikten sonra, dikisi yap." Bugünkü ameliyatlara tipatip uyan bu tarif, unutmayalim ki bundan bin yil kadar öncesinde aittir. Yazik ki, asirlar önce böylesine ameliyatlari gerceklestiren ünlü Islâm bilginini bizden cok Avrupa taniyor. Bu tarif de bize acikca gösteriyor ki, Müslüman doktorlar diger ilimlerde oldugu gibi tipta da Avrupa´ya örnek ve önder olmuslardir. EN MESHUR ESERI-KITÂB-ÜL MELIKÎ Ali bin Abbas´i söhrete kavusturan baslica eseri "Kitab-ül Melikî" adli eseri oldu. Dr. Sigrid Huke´in ifadesiyle "Bu kitap dünya tabebitine(tibbina) hediye edilen, o zamana kadar esine rastlanmayan bir eserdi. " Eserin en önemli özelligi o zamana kadarki bütün millet ve caglarin tip bilgisini islemesi, bunlar mantikî bir sekilde düzenlemis olmasiydi. Eskiler asla böylesine bir kitaba sâhip olamamislardi. Ibni Sîna´nin Kanunu cikincaya kadar el üstünde tutulan bu kitabini Ali bin Abbas, Büveyhi hükümdari Adudüd Devle Fenne Hüsrev(949-983) adina telif etti. Bati´da Liber Regius adiyla söhret bulan bu Kitab-ül Melikî veya Sultanî Kitab´in diger bir adi da "Kâmil-üs Sinaat-it Tibbiye" yani "Tib ilim ve san´atini icine alan hazine" idi. Kitab-ül Melikî, er-Razî´nin dev eseri el-Hâvî´den daha özlüdür. En mükemmel bölümlerini perhizler(dietler) ve tiptaki tedavî maddelerine âit bölümleri teskil etmekte. Tek kelimeyle o cok iyi ve dolgun bir ansiklopedi hükmündedir. Kitap tibbin gerek teori ve gerekse tatbikatindan bahseder. Yunan ve Islâm tip eserlerinin kritigini icine alan baslangic kismi eserin en enteresan taraflarindan birini teskil eder. "SULTAN KITAP" Bugün icin bile hayranliga layik, gercekten ismi gibi "Sultan" kitabin yazildigi caga ve yazilis sebebine bir göz atalim: Onuncu yüzyilin sonlarina dogru, büyük bilgin Gerbert d´Aurillac(945-1003) sirf sahsi ve hos vakit gecirmek icin teorik tipla ugrasirdi. Ayni yillarin Islâm dünyasinda ise tip ilmi alabildigine gelismis ve bircok hastaliklarin tedâvisi yapilmaya baslaminsti. Avrupa, hastaliga müdahaleyi, tedâviyi bir suc cinayet sayarken, Müslümanlar, büyük bir insânî vazife olarak görürlerdi. Hastahaneler dünyada esi bulunmayacak derecede mükemmeldi.Doktorlar hastahenelerde calisabilmek icin zaman zaman devlet imtihanina tabi tutulurlardi. Fakat hekim ve ciraklarinin elinde islerine yarayabilecek dogru-dürüst kitaplar yoktu. Ögrencilerin genis bilgi edinebilecekleri tibbî kaynaklar mevcut degildi.Kaynak olarak eski Yunanlilardan kalma tek-tük kitaplar vardi. Iste tam bu devrede Gerbert d´Arillac´in cagdasi olan Adud´üd Devle´nin özel doktoru Ali bin Abbas, elde bulunan bütün tip edebiyatini incelemeye basladi. Onlari inceden inceye elestirdi. Ali bin Abbas, eski ve yeni hekimlerin eserleri arasinda, tip san´atini ögrenebilmek icin gerekli olan herseyi icinde toplayan tek bir kitap bulamadigini söylüyor, tenkitlerini bu sekilde dile getiriyordu |
|
|
|
![]() |
| Tags |
| 994, abbas, ali, bin |
«
önceki Konu
|
sonraki Konu
»
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlı. Şuanki Zaman: 15:52.






Normal
