BeyForuM
Eski 10-04-2010, 02:59   #1 (permalink)
BeyForuM
Owner
BeyForuM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye Numarası: 1
Üyelik tarihi: Jun 2009
Mesaj Sayısı: 6,031
BeyForuM isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
Standart NASIL DUA ETMELİYİZ?-dualar

Allah katında bize değer kazandıran dua'nın sahih bir düzlemde, doğru bir

ölçü ile dillendirilmesi elzemdir. Duada biçim ve muhtevanın uyumlu olması

gerekir.Rabbimizin rızasını, memnuniyetini, hoşnutluğunu ve takdirini elde

etmenin en önemli yollarından biri olan dua eylemimizde yanılgıya düşmemek

istiyorsak konu ile ilgili temel bakışaçımızı Kur'an'a göre oluşturmamız

gerekmektedir.



Bu çalışmamızda Kur'an'da örnek gösterilen dualardan bahsedeceğiz. Bu

örnek dualar ya bir peygamberlerin ağzından ilahi kelam şeklinde, ya salih

bir müminin ifadesinin aktarımı ya da yüce Rabbimizin bize nasıl dua

etmemiz gerektiği ile ilgili rehberlik yapması şeklinde

dillendirilmektedir.

Kur'an'da rastladığımız bu model dualar bir işin başında, ortasında,

sonunda yahutta bir sevinç anında veya üzüntü esnasında sonsuz kudret

sahibi Rabbimizin merhametine sığınma şeklinde olmaktadır.

Dua'ya icabetin olabilmesi için özellikle günahlardan istiğfarda

içeriyorsa dünyada iken yapılması gerekir. Ahirette yapılan günahları

itiraf ve istiğfar duasının, dünyaya geri dönüş taleplerinin hiçbir anlamı

yoktur. Onun için icabet de yoktur. (Bkz. 23/Müminûn, 103.108)

Rabbimize bollukta ve darlıkta, zenginlik ve fakirlikte varsılken ve

yoksulken daima O'na yönelişimizin ve O'na inancımızın bir ifadesi olarak

dile gelmiyorsa dua değerli addedilmeyi hak etmiyor demektir. (Bkz.

25/Furkan, 77)

Dua ve ibadete aslında yüce Allah'ın ihtiyacı yoktur. Çünkü O müstağnidir.

Kendi kendine yeterlidir. Bir başkasının O'nu anmasına, övgüsüne ihtiyacı

yoktur. Fakat dua ile yücelmeye, nefsin kötü tutkularına karşı çıkmayı

öğrenmeye, Tevhid'in gereği olan sadece rabbine yakarış ve O'na sığınış

eğitimine salih kulların ihtiyacı vardır. (Bkz. 27/Neml, 40)

Dua ile eğitim geceleyin ayır bir öneme sahiptir. Mü'minler geceleri

rablerine secde ederek geçirirler. (17/İsra,79; 25/Furkan,64; 50/Kâf,40)

A-İcabeti Hak Eden Dualar

1- Yüce Allah gönülden boyun eğen akıl sahiplerinin sefihlik içermeyen

dualarını kabul eder. Rabbimiz kadın, erkek ayrımı göstermeksizin, cihad,

hicret, O'nun yolunda işkence çekmek, can vermek vb. şartları yerine

getirmeleri durumunda mü'minlerin geçmiş günahlarını da silecek şekilde

duaları kabul buyurarak icabet eder. Dualarımız özden gelen yalvarışlar

şeklinde olmalıdır. (Bkz. 7/A'raf, 55.)

" Ve Rableri onların dualarını şöyle cevaplar: 'ister erkek, ister kadın

olsun (Benim yolumda) cihad edenlerden hiç kimsenin çabasını boşa

çıkarmayacağım. Çünkü hepiniz birbirinizin soyundan gelirsiniz. Zulüm ve

kötülük diyarından hicret edenlere, yurtlarından sürülenlere, Benim

yolumda eziyet çekenlere, ve bu yolda savaşıp öldürülenlere gelince,

onların kötülüklerini mutlaka sileceğim, ve onları, Allah'tan bir mükafat

olarak, içinde ırmaklar akan has cennetlere sokacağım: Zira mükafatların

en güzeli Allah katında olanıdır.' (3/Ali-imran, 195)

2- Hz- Musa'nın buzağı'ya tapınan halkını helak etmemesi için yakarışı

Yüce Allah şöyle icabet etmiştir.

".... (Allah) şöyle icabet etti: 'Azabıma dilediğim kimseyi uğratabilirim.

Ama rahmetim her şeyi kuşatır. Bunun içindir ki, onu (rahmetimi) Bana

karşı sorumluluk bilincine sahip olan (Muttaki), arınmak için verilmesi

gerekeni (Zekatı) veren ve ayetlerimize inanan kimselere pay olarak

ayıracağım.' (7/A'raf, 156)

B- Kabul Görmeyen Dualar

Duaların kabul görebilmesi için muhtevasının ve ifade şeklinin edebine

uygun olması gerekir. Kur'an'da Rabbimiz hoş karşılamadığı ve boşa

çıkardığı bazı yakarış örnekleri vardır. Bu duaların sahipleri genelde

dünyaya geri dönüp ikinci bir hayat sürdürmeleri için kendilerine şanş

verilmesini istemektedirler. Ahireti inkar edenler, amel defterini sol

yanından alan kafirler tarafından dile getirilecek, Reenkarnasyon isteğini

Yüce Rabbimiz kâle almayaktır. Çünkü onların cehennem halkı olduğu

kesinleşmiş, amelleriyle evlendirilmişlerdir.

İcabeti Hak Etmeyen Dualar'a Kur'an'dan Örnekler:

1-Dünyayı Önceleme Duası

"İbadetlerinizi bitirdiğinizde (Hac'da) atalarınızı hatırladığınız gibi

hatta daha güçlü bir hatırlayışla Alalh'ı hatırlamaya (devam) edin! çünkü

öyle inananlar vardır ki; (sadece):

'Ey Rabbimiz! Bize dünyada ver.' diye dua ederler. Böyleleri Ahiretin

nimetlerinden nasib almayacaklardır.' (2/Bakara, 200.)

2- Enkarnasyon (Yeniden Bedenlenme) Duası

(Ahireti inkar eden kafirler dünyaya geri dönmeyi talep edeceklerdir.

Fakat Rabbimiz bu batıl isteği kesin olarak reddecektir. Çünkü dünyada

yeniden bedenlenme talebi Allah'ın hükümlerine göre anlamsızdır.)

"Ahiret'i inkarda diretip de kendi kendini aldatanlardan her hangi birine

sonunda ölüm gelip çatınca şöyle yalvarır:

-Ey Rabbim! Beni geri döndür izin ver (dünyaya) döneyim de (daha önce)

ihmal ettiğim konularda dürüst ve erdemli işler (salih) göreyim. Yoo...

Onun söylediği, şüphesiz yalnızca boş ve anlamsız bir sözden ibarettir.

Çünkü (ölenlerin) ardında, yeniden diriltilecekleri Gün'e kadar bir engel

(Berzah) bulunmaktadır." (23/Müminûn, 100.)

3- Batıl Mazeret Duası

Amel Defteri'ni sol yanından alan Ashab-ı meş'eme, Ahirette 'kaderimiz

böyleymiş ne yapabilirdik, kötü talihimiz suçludur' şeklinde bir mazeret

ileri süreceklerdir. Delaleti tercih etmelerini kör talihe bağlayan bu

ateş ehlinin yakarışı boşunadır. Çünkü fırsatlar tükenmiş, iş işten

geçmiştir. (Bkz. 23/Müminûn, 108.)

"(Tartısı hafif gelenler) şöyle yakarışta bulunacaklardır:

-Ey Rabbimiz! Bize kötü talihimiz galebe çaldı ve biz de bu yüzden eğri

yola saptık.

-Ey Rabbimiz! Bizi buradan çıkar. Eğer tekrar (günaha) dönersek o zaman

gerçekten zalim kimseler oluruz!" (23/Müminûn, 106-107.)

4- Azaptan Muhafaza Edilmeyi Dileme Duası

Cehennem, içinde ölümün ve yaşamın kendine özgü varolduğu bir yerdir.

Oradan çıkmak ve dünyaya geri dönüp ikinci bir şanş yakalamak imkansızdır.

(Bkz. 35/36; 40/10.) Bu gerçeği kabul etmek istemeyen kafirler Azab'tan

kendilerini koruması için boşu boşuna isteklerde bulunacaklardır. Fakat ne

çare, nafiledir yalvarışlar:

"Onlar orada (cehennemde) şöyle Feryad edeceklerdir:

-Rabbimiz! Bizi bu azab'tan kurtar! Bundan sonra artık eskiden

yaptıklarımızdan farklı iyi şeyler yapacağız. (o zaman yüce Allah onlara

şöyle cevap verecektir

Size düşünmek isteyen herkesin düşünebileceği kadar uzun bir ömür vermedik

mi? ve size bir uyarıcı (Rasul) de gelmişti. Öyleyse şimdi tadın bakalım

(azabı). Zalimler hiç bir yardımcı bulamayacakladır. (35/Fatır, 37.)

5-Suçu İtiraf Duası

Günahları itiraf ve tevbenin geçerli olabilmesi için Ahirette değil

dünyada yapılması gerekir. Cehennemliklerin Ahirette kurtuluş için

gösterdiği çabalar boşunadır:

"(Kafirler) şöyle feryad figan edeceklerdir:

-Ey Rabbimiz! Bizi iki defa öldürdün iki defa dirilttin (ölü idik dünyaya

getirdin, sonra ölümü tattırdın, sonra ahirette dirilttin). Peki

günahlarımızı itiraf ettiğimiz şu anda bir kurtuluş yokmudur? (Yüce Allah

şöyle cevap verecektir Bu (kadar). Çünkü siz tek Allah'a çağırdığımızda

bu Hakikat'i inkar ettiniz. Allah'a şirk (ortak) koşulunca hemen

inandınız. Artık hüküm, büyük ve Yüce Allah'ındır. (40/Müminûn, 11-12.)

C- Cennetliklerin Ahirette Yapacakları Dualar

1- Mutlak Kopuş Duası

(Zalimlerden Mutlak Bir Kopuş'u Dileme Duası

Cennetlikler artık zalimlerden mutlak bir beraat halinde olmak

istediklerini Yüce Allah'a dua ile arzedeceklerdir. Nasıl zulüm ehli

"karanlık dostları" ile dünyada istemeden beraber olmak bize ızdırap

veriyorsa, Ahirette de sıkıntı verecektir. Ancak Ahirette kötülüğü dost

edinen şer ehli ile istemeden dahi beraber olmak söz konusu değildir.

Hayır ehlinin hayırlı ve sâlih dostları ile birlikte olmak hakkıdır.

"Ve bakışlar Ateş Yolcuları'na doğru çevrilince (cennetlikler) şöyle

diyeceklerdir:

-Ey Rabbimiz! Bizi şu zalim insanların arasına katma!" (7/A'raf, 47.)

2- Bitimsiz Nur Duası

(Ashab-ı Yemiyn'in ilahi Nur'un ebediyyen devam etmesini dileme duası.)

Ashab-ı Yemiyn (dürüst insanlar)ı simgelemektedir. (Bkz. 74/39; 90/18.)

Salih insanların dürüst ve erdemli yaşamlarını simgeleyen Nûr ise Allah'ın

dünya ve ahirette lutfettiği bir nimettir. İlahi bir Nûr olan vahyin

takipçileri, ışığın dostları Amel Defterleri'ni sağ yanlarından

aldıklarında sevinçten parıldayan gözleri ile gönüllerini aydınlatan

şuanın daim olmasını Rablerinden şu şekilde dileyeceklerdir:

"... onlar şöyle yakarışta bulunurlar: -

-Ey Rabbimiz! Bu ışığımızı ebediyyen parlat! ve günahlarımızı bağışla!

Çünkü sen her şeye kadirsin." (66/Tahrim, 8.)

D-Meleklerin Duaları

1-Tesbih Duası

(Meleklerin Allah'ı Tesbih Eden "Yücelten" Yakarışı)

Onlar (Melekler): "-Sen kudret ve egemenlikte kusursuz ve eksiksizsin!

(Sübhansın.) Senin bize bildirdiğin dışında bir bilgimiz yoktur. Doğrusu

yalnız sensin herşeyi bilen, gerçek hikmet sahibi!" diye cevap verdiler."

(2/Bakara, 32.)

2-Hamd ve İstiğfar Duası

(Yoluna uyanları kötü fiiller işlemekten koruması için Allah'a Hamd,

Müminler İçin İstiğfar Duası.)

Allah'ın kudreti tahtını taşıyan, O'nun arşına yakın olan melekler hem

Yüce Rabbimizi hamd ile överler. Hem de tevbe Allah'a yakarırlar. (Bkz.

7/54; 27/8; 39/75; 42/5; 69/16-17.)

"(Allah'ın) kudret tahtını taşıyanlar ve O'na yakın olanlar, Rablerinin

sınırsız ihtişamını hamd ile yüceltirler, O'na iman ederler. Ve öteki

müminler için (şöyle) bağışlanma dilerler:

-Rabbimiz! Sen her şeyi ilmin ve rahmetinle kuşatırsın: tevbe edip yoluna

uyanları bağışla ve yakıcı ateşin azabından onları koru!

-Rabbimiz! onları atalarından, eşlerinden ve çocuklarından dürüst ve

erdemli olanları vaad ettiğin sonsuz esenlik bahçesine (cennetine) koy!

şüphesiz kudret ve hikmet sahibi olan yalnız sensin.

ve onları (salih müminleri) kötü fiiller işlemekten koru! O hesap günü

kötü fiillerin lekesinden kimi korursan onu rahmetinle onurlandırmış

olursun. Bu büyük bir kurtuluştur." (40/Müminûn, 7-9.)

E- Tevhid Ve İmanla İlgili Dualar

1- Şehadet Duası

Tevazu içinde gönülden Rablerine yalvarmayı, İsa peygamberin Allah'tan

getirdiğine şehadet etmeyi, müslüman olmayı kalpten arzu eden Havarilerin

duası:

"- Ey Rabbimiz! Bize yücelerden (vahiy) indirdiğine inanıyor ve bu Elçi

(İsa)'ye tabi oluyoruz. O halde bizi hakikate şahitlik yapanlarla bir

tut!" (3/Ali-imran, 53.)

2- Hidayet Duası

(Hidayet ve vahiy nimetini talep etme, tahrifçilerden ve bulandıranlardan

kopuşu dileme duası

"Bizi dosdoğru yola hidayet et (ilet)! Nimet (vahiy) verdiklerinin yoluna,

gazabına uğrayanların ve sapkınlarınkine değil." (1/Fatiha, 6-7.)

3- Gayelilik Duası

Derin kavrayış sahipleri anl¤¤¤¤¤ gelen ulu'l-elbâb (akıl sahipleri)

göklerin ve yerin yaratılışıyla ve geçmiş günahlarının silinmesiyle ilgili

olarak ayaktayken, otururken veya yatarken şöyle düşünerek Rablerine

yakarışta bulunurlar:

"....Ey Rabbimiz! Sen bunların hiçbirini anlamsız ve amaçsız yaratmadın.

Sen yücelikte sınırsızsın. Bizi ateşin azabından koru!

- Ey Rabbimiz! Kimi ateşe mahkum edersen, kuşkusuz onu alçaltmış olursun

ve bu zalimler hiç bir yardımcı da bulamazlar.

-Ey Rabbimiz! Bizi imana çağıran bir ses (davetçi) duyduk: 'Rabbinize iman

edin!' ve böylece imana geldik.

- Ey Rabbimiz! Günahlarımızdan ötürü bizi affet ve kötülüklerimizi sil, ve

iyilerle beraber canımızı al!

- Ey Rabbimiz! Elçilerin vasıtasıyla vaad ettiğin şey: bize bahşet ve

kıyamet günü bizi mahçup etme! şüphesiz, sen sözünden asla caymazsın!"

(3/Ali-imran, 191-194.)

4- Tevekkül Duası

(-Firavun'un zulüm düzeninden korkmayıp cesareti Allah'a iman etmekte

bulan, tevekkülü kuşanan bir kaç müminin duası

"Bunun üzerine onlar da: Biz güvenimizi Allah'a bağlamısız (diyerek) şöyle

yakardılar:

- Ey Rabbimiz! Bizi Zalim bir toplumun elinde rüsvay etme! (Fitneleriyle

onurumuzu çiğnetme!) ve bizi lutfunla kafirler toplumu'nun elinden

kurtar." (10/Yunus, 85-86.)

5-İstiâne Duası

(Allah'ın dışındaki güçlerden, insanlardan yardım dilemek bir ibadet

halini alıyorsa bu şirktir. Biz bu şirkten hergün beş vakit namazda

Allah'a sığınmakta ve ortak koşmamaya söz vermekteyiz

"Yanlız sana kulluk ederiz ve yanlız senden yardım (istiâne) dileriz."

(1/Fatiha,5)

6-Tesbih Duası

(Allah'a ortak olmaya kalkışan şefaatçiler edinmekten O'nu beri tutarak

tesbih etme (yüceltme) duası)

"ALLAH -O'ndan başka ilah yoktur. Her zaman diridir, bütün varlıkların

kendi kendine yeterli yegane kaynağıdır. Ne uyuklama tutar O'nu, ne uyku.

Yeryüzünde ve göklerde ne varsa O'nundur. O'nun izni olmaksızın nezdinde

şefaat edebilecek olan kimdir?

O, insanların gözlerinin önünde olanı da, onlardan gizli tutulanı da

bilir; oysa O dilemedikçe insanlar O'nun ilminden hiçbir şey edinemez,

hiçbir şey kavrayamazlar.

O'nun sonsuz kudreti ve egemenliği gökleri ve yeri kaplar ve onların

korunup desteklenmesi O'na ağır gelmez. Gerçekten yüce ve büyük olan

yalnızca O'dur" (2/Bakara, 255).

7- Hamd Duaları

(Hamd duaları ile Rabb'imiz O'nu nasıl övüp yüceltmemiz gerektiğini bize

Kur'an'daki bir çok ayette öğretmektedir.)

a-"Her türlü hamd (övgü) yalnızca bütün alemlerin Rabb'i, Rahman, Rahim,

hesap gününün hakimi olan Allah'a mahsustur" (1/Fatiha, 1-4).

b- "Her türlü övgü, gökleri ve yeri yaratan, derin karanlığı ve parlak

aydınlığı var eden Allah'a özgüdür. Hakikati bile bile inkar edenler,

başka güçleri Rableri ile eş tutarlar"(6/Enam, 1).

c- "Hamd (bütün övgüler) Allah'a yakışır. O Allah ki, kuluna ilahi kelamı

indirmiş ve onun anlaşılması güçleştirecek hiçbir çapraşıklığa yer

vermemiştir"(18/Kehf, 1).

d- Cennette Hamd:

(Cennete ebediyyen kalmak üzere girenlerin hamd ile Rabblerini övmesi şu

şekilde olacaktır)

"... Bütün övgüler, bizi bu bahtiyarlığa eriştiren Allah'a yakışır. Çünkü,

eğer O bize yol göstermeseydi biz asla doğru yolu bulamazdık. Rabb'imizin

elçileri bize gerçekten de doğruyu söylemişler..."(7/A'raf, 42).

"Ve (cennetlikler) şöyle derler: HAMD, bize acı ve üzüntü tattırmayan

Allah'a mahsustur. Rabb'imiz gerçekten çok bağışlayıcıdır. Şükrün

karşılığını anında verendir.

O lütfuyla bizi bu konak yerine yerleştirdi. Orada bize ne bir çatışma ve

gerginlik bulaşır ne de yorgunluk ne de bıkkınlık(35/Fatır,34-35).

e- "Hamd, göklerde ve yerde ne varsa tümünün gerçek maliki olan Allah'a

mahsustur. Ahirette de hamd O'na mahsus olacaktır. Yalnız O'dur, hikmet

sahibi, her şeyden haberdar olan. O toprağa giren ve ondan çıkan her şeyi,

ondan çıkan her şeyi, gökten inen ve ona yükselen her şeyi bilir.

O tek başına rahmet kaynağıdır, mağfiret sahibidir"(34/Sebe, 1-2).

f- O'nun Yaratışına Kudretine, Rahmetine Övgü Hamd Duası:

"Her türlü hamd (övgü), göklerin ve yerin yaratıcısı olan ve melekleri

iki, üç veya dört kanatlı elçiler yapan Allah'a mahsustur. O dilediğini

kendi yaratılış alemine katıp onu genişletir. Kuşkusuz Allah her şeye

kadirdir.

Allah'ın insanlar için açacağı rahmet kapısını kimse kapatamaz. Ve O'nun

kapattığını da kimse açamaz. Çünkü O, kudret ve hikmet

sahibidir"(35/Fatır, 1-2).

8-Şükür Duası:

(Rabbimiz bu duayı nankörlük yapmayan şükredici kamil (olgun) bir

müslümanın yapması gereken örnek bir yakarış olarak öğretmektedir.)

"İmdi, insana emrettiğimiz anne babasına karşı iyi davranmasıdır. Annesi

onu zahmetle taşıdı ve zahmetle doğurdu. Annesinin onu taşıması, onun

anneye bağımlılığı 30 ayı buldu. Nihayet tam olgunluğa erişip 40 yaşına

vardığında o şöyle yakardı:

-Ey Rabb'im! Bana ve anne babama lutfettiğin nimetler için ebediyyen

şükretmemi ve senin kabulüne mazhar olacak şekilde doğru ve yararlı şeyler

yapmamı nasip et. Benim soyuma da iyilik bağışla. Gerçek şu ki, pişmanlık

içinde sana döndüm. Elbette ben sana teslim olanlardanım"(46/Ahkaf, 15).

9- İstiğfar Duaları:

a- (Unutkanlıktan ve takatsizlikten istiğfar duası: Unutkanlıktan, güç

yetirememekten kaynaklanan hatalarımız için Allah'ın rahmetine sığınıp, af

dileyebileceğimiz örnek bir dua)

"Allah hiç kimseye taşıyabileceğinden daha fazlasını yüklemez. Kişinin

yaptığı her iyilik kendi lehinedir, her kötülük de kendi aleyhinedir"

"Ey Rabb'imiz! Unutur veya bilmeden hata yaparsak bizi sorgulama"

"Ey Rabb'imiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yükler

yükleme"

"Ey Rabb'imiz! Güç yetiremeyeceğimiz yükleri bize taşıtma"

" Ve günahlarımızı affet, bizi bağışla ve rahmetini yağdır üstümüze. Sen

yüce mevlamızsın. Hakikati inkar eden topluma karşı bize yardım

et"(2/Bakara 286).

b- Seherde İstiğfar Duası:

(Duada zamanlamanın önemine dair Al-i İmran suresi 17. Ayette

uyarılmaktayız. Zorluklara karşı direnişi bir yol bilip, yürekten Allah'a

bağlı olanlar, servetlerini inançlarına feda edenler, güneş doğmadan önce

kalkar, seher vakitlerinde tüyleri diken diken bir vaziyette tâ en

derinden Rabblerine şöyle yakarırlar

"Ey Rabb'imiz! Sana iman ediyoruz. Bizi affet. Günahlarımızı bağışla. Bizi

ateşin azabından emin kıl"(3/Al-i İmran, 16).

c- Adem ve Eşinin İstiğfar Duası:

(İster kadın ister erkek olsun Allah'ın yasakladığı bir günahın cazibesine

kapılarak haram ağaçtan tadarsa, bu örnek dua ile hemen Rabb'ine dönüp

O'na yönelmelidir

"O ikisi şöyle yakardılar: Ey Rabb'imiz! Biz kendimize yazık ettik. Bizi

bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen hiç şüphesiz kaybedenlerden

olacağız"(7/ Araf, 23).

d- Salih Kulların İstiğfar Duaları:

(İstiğfarın kabul görebilmesi için ahirette değil, dünyada yapılması

gerekir. Bkz: 23/103-108)

"Bakın kullarım arasında şöyle diyerek örnek dua yapanlar vardır. Ey

Rabb'imiz! Biz sana iman ettik. Öyleyse bizim günahlarımızı bağışla ve

bize acı. Çünkü gerçek acıyanımızı esirgeyenimiz sensin"(23/Müminun, 109).



"Öyleyse şöyle yakarışta bulunun. Rabb'im, bağışla! Acı! Çünkü gerçek

acıyan ve esirgeyen sensin"(23/Müminun, 118).

10- İstiaze Duaları:


(İnsan ve cin şeytanlarından düğümlere üfleyenlerin şerrinden, hannasın

yani hakikati bulandıranların şerrinden Allah'a sığınma (istiazede

bulunma) duaları

a- " De ki: Sığınırım ben yükselen şafağın Rabb'ine.

O'nun yarattıklarının şerrinden

Ve bastıran kapkara karanlığın şerrinden

Ve kıskançlık duyduğunda kıskancın şerrinden"(113/Felak 1-5).

b- "De ki: Sığınırım ben insanların Rabb'ine.

İnsanların hakimine,

İnsanların ilahına.

Fısıldayan sinsi ayartıcının şerrinden.

İnsanların kalbine fısıldayan,

Görünmez güçler(in) ve insanlar(ın) bütün ayartmalarından"(114/Nas, 1-6).

11- Tenzih Duası:

(Allah'ı noksan sıfatlardan uzak tutup, O'na gerçek sıfatları ile yalvarıp

yakarma, her tür eksiklikten tenzih etme duası

"Allah O'dur ki, O'ndan başka ilah yoktur.O, yaratılmışların kavrayış

alanı dışındaki (gaybi) şeyleri de, duyulanı yahut akıllarıyla

kavrayabildiklerini (şehadeti) de tek bilendir. O, rahman, rahimdir.

Allah O'dur ki, O'ndan başka ilah yoktur. Mutlak hakim, kutsal, kurtuluşun

tek kaynağı, iman bağışlayan, doğru ile yanlışın tek belirleyicisi, üstün,

eğriyi düzeltip doğruyu ihya eden, bütün ihtişamın sahibi!

Şanı yüce olan Allah, insanların ilahlık yakıştırdıkları her şeyden

münezzehtir.

O, Allah'tır, yaratıcı, bütün özlere ve görüntülere şekil veren yapıcı!

Bütün mükemmellik vasıfları (yalnız) O'nundur. Göklerde ve yerde olan her

şey O'nun sınırsız şanını yüceltir: Çünkü yalnız O'dur kudret ve hikmet

sahibi olan!"(59/Haşr, 22-24).

12- İmanı Muhafaza Etme Duası:

(İman ettikten sonra insanların kalplerinin eğrilmesi mümkündür. Bunun

için hidayetten sonra Allah'ın güvenlik şemsiyesi altında kalıp korunmayı

dilemek gerekir

"Ey Rabb'imiz! Bizi doğru yola ilettikten (hidayet) sonra kalplerimizi

hakikatten bir daha saptırma ve bize rahmetini bağışla: Sensin (gerçek)

lütuf sahibi.

-Ey Rabbi'miz!

Geleceğine hiç şüphe olmayan o günü görüp yaşamaları için mutlaka

insanlığı bir araya toplayacaksın. Allah vadini yerine getirmekten asla

kaçırmaz"(3/Al-i İmran, 8-9).

13- Hasene Duası:

(Müminler dualarında ve eylemlerinde dünyayı öncelemezler. (Bkz. 2/200;

3/148.) Dünyada ve ahirette iyilik (hasene) taleb ederler. İlahi kelam

olan Kur'an'da öğretildiği gibi

"Ama içlerinde öyleleri de vardır ki:

-"Ey Rabb'imiz! Bize bu dünyada iyilik ver, ahirette de bizi ateşin

azabından koru!" diye dua ederler"(2/Bakara, 201).

14- Allah'tan Gelen Musibet Karşısında Yapılması Gereken Dua:

"... Biz Allah'a aitiz. Ve elbette O'na döneceğiz..." (2/Bakara, 156.)

F- Direniş Duaları

1- Tahammül Duası:

(Talut ile birlikte direnen sebatkar müminlerin cihad öncesindeki

yakarışları O'nun uğrunda göze aldıkları zorluklara karşı Allah'tan yardım

dilemeyi içermektedir

"Onlar Calut ve kuvvetleriyle karşı karşıya geldiklerine,

-"Ey Rabbimiz! Bize zorluklara tahammül gücü bağışla, adımlarımızı sağlam

kıl ve hakikati inkar eden bu topluma karşı bize yardım et!" diye dua

ettiler"(2/Bakara, 250).

2- Muhsinlerin Duası:

(Mücadele sürecinde ve sonunda muhsinlerin yaptığı direnişte sebat

yakarışı

"Nice Peygamber arkasında Allah'a adanmış bir çok insanla birlikte (O'nun

yolunda) savaşmak zorunda kaldı: Onlar Allah yolunda çektikleri

sıkıntılardan dolayı ne korkuya kapıldılar, ne zayıf düştüler ve ne de

kendilerini (düşman önünde) küçük düşürdüler. Zira Allah sıkıntılara göğüs

gerenleri sever. Onların tek söyledikleri şuydu:

-Ey Rabb'imiz!

Günahlarımızı ve işlerimizdeki aşırılıkları bağışla!

Adımlarımızı sağlamlaştır ve kafirlere karşı bize yardım et!

Bunun üzerine Allah, onlara hem bu dünyanın nimetlerini hem de ahiretin en

güzel nimetlerini bağışladı. Zira Allah, iyilik yapanları (muhsinleri)

sever".(3/Al-i İmran, 146-148)

G- Ashab-I Kehf'in Şirk'ten Hicret Duası

(Rabblerine yürekten inanan, O'ndan başkasına tapınmak yalvarmak

istemeyen, zalim toplumu ıslah edemeyeceklerini anlayınca da kendilerini

şirkten kurtarmak için hicret eden bir grup adanmış gencin duası

"Hani onlar mağaraya sığındıkları zaman şöyle yakarmışlardı:

-Ey Rabb'imiz! Bize katından bir rahmet başhet ve içinde bulunduğumuz

(harici çevre) şartları ne olursa olsun bizi doğruluk bilinciyle

donat!"(18/Kehf, 10).

H- Adayış Duası

(İmran'ın eşinin rahminde taşıdığı henüz doğmamış çocuğunu (Hz. Meryem'i)

Rabb'ine adayış duası)

"Bir vakit İmran'ın eşi şöyle seslenmişti (Rabb'ine): Ey Rabb'im!

rahmimdeki çocuğumu senin hizmetine adayacağıma söz veriyorum. Benden bunu

kabul buyur. Doğrusu yalnız sen herşeyi duyan herşeyi bilensin. Fakat

çocuğu doğurunca şöyle seslendi: Ey Rabb'im! bak bir kız çocuğu doğurdum.

Halbuki Allah onun ne doğuracağını ve istediği erkek çocuğun hiçbir zaman

bu kız gibi (kendini ibadete verecek biri) olmayacağını bilmekteydi. (Ve

sonra şöyle yakardı

-Ona Meryem ismini verdim. Lanetlenmiş şeytana karşı onu ve soyunu

korumanı diliyorum"(3/Al-i İmran, 35-36).

I- Mütevazi Kulların Örnek Duaları

1-Tevazu Duası:

(Kulluk bilincine sahip olan müminler böbürlenmez, büyüklenmezler. Çünkü

bilirler ki, evrendeki kendi konumları bir nokta kadar bile değildir.

Onlar hadlernii bilirler. Nefslerini ilahlaştırmazlar. İlahlığı bir tek

Allah'a yakıştırır ve acziyetlerini itiraf ederler. Bu itiraf ile en güzel

övgüleri O'na düzerler.)

"De ki:

-Ey egemenlik sahibi Allah'ım!

-Sen egemenliği dilediğine verirsin, dilediğinden alırsın, dilediğini

yüceltir, dilediğini alçaltırsın. Bütün iyilikler senin elindedir. Doğrusu

sen istediğini yapmaya kadirsin. Gündüzü kısaltarak geceyi uzatır, geceyi

kısaltarak gündüzü uzatırsın. Ve dilediğine her türlü hesabın üstünde

rızık bağışlarsın"(3/Al-i İmran 26-27).

2- Cehennem Azabından Allah'a Sığınış Duası:

(Ahiret azabından istiaze eden Rahman'ın has ve mütevazi kulları, Allah'ın

rahmetinden medet umarak ye'se düşmeden, gecenin derinliklerinde secdeye

vararak, kıyama durarak yakarırlar (Bkz: 25/63-64). Onların örnek

gösterilen istiaze (azabdan Allah'a sığınış) duası şöyledir):

"Ve onlar ki şöyle derler:

-Ey Rabb'imiz!

-Cehennem azabını bizden uzaklaştır. Çünkü onun çektireceği azab gerçekten

pek korkunç pek yaralayıcı olacaktır. Gerçekten o ne kötü bir yer, o ne

kötü bir durak"(25/Furkan, 65-66).

3- İmamet Duası:

(Örnek ve öncü bir aileyle muttakilere imam olmayı dileme duası)

"Ve onlar ki şöyle niyaz ederler:

-Ey Rabb'imiz! Bize göz nuru olacak eşler ve çocuklar bahşet. Bizi

muttakiler için örnek ve öncü yap!"(25/Furkan, 74).

J-PEYGAMBER DUALARI

a- Nuh Peygamberin Duaları:

1- Helak Duası:

(Fesadı ve sapkınlığı inatla sürdüren ve artık bütün uyarılara kulak

tıkayan halkının zalimliği dolayısıyla helak edilmesini, Nuh Peygamber dua

ile Allah'a havale etmiştir)

"Ve Nuh şöyle yalvardı:

-Ey Rabb'im!

Yeryüzünde kafirlerden hiç kimseyi bırakma! çünkü sen onları bırakırsan,

sana kulluk edenleri hep saptırmaya çalışırlar ve yalnızca fesada ve küfre

sebep olurlar.

-Ey Rabb'im! Bana, anne-babama, evime mümin olarak giren herkese ve bütün

mümin kadınlara ve mümin erkeklere bağışlayıcılığını göster!

Ve zulüm işleyenleri her zaman helake uğrat!".(71/Nuh, 26-28).

2- Hamd Duası:

(Tufandan ve zalim halkından müminlerle beraber kendisini kurtaran yüce

Allah'a hamd eden Nuh peygamber gemiye yerleşince şöyle yakarmıştır

".... Bütün övgüler (hamd) bizi bu zalimler topluluğundan kurtaran Allah'a

aittir." (23/Müminun, 28).

3- Güvenli Belde Duası:

(Tufandan sonra gemide Allah'ı hamd eden Nuh peygamber bu dua ile de

mubarek bir menzil, şirkten arınmış güvenli kutsal bir konaklama yeri

dilemiştir

"De ki: - Ey Rabbim! Senin tarafından kutlanmış, güvenli kılınmış bir yere

eriştir beni! Çünkü insana erişmesi gereken yere nasıl erişeceğini en iyi

gösteren sensin!" (23/Müminun, 29.)

b-Eyyüp Peygamberin Duası

Şifa Duası:

(Eyyüp peygamber ağır hastalığını yol açtığı derin umutsuzluklara rağmen

uzun yıllar sabretmiş ve sonunda ilahi bir işaretle ayağını vurarak

çıkardığı mucuzevi su sayesinde şifa bulmuştur. (Bkz. 38/Sa'd, 41-43.)

Rabbani bir lutuf olarak gelen şifa öncesinde Eyyüp peygamber rabbine bir

yakarışta bulunmuştur. Bu kabul gören yakarıştan sonra hem fiziksel

sağlığına kavuşmuş hem de ailesi öncekinin iki katına ulaşarak

genişlemiştir. (Bkz. 21/Enbiya, 84.)

"Ve Eyyüb'u da an ki, o şöyle yakarmıştı: - Ey Rabbim! Bu dert beni buldu.

Ama sen merhametlilerin en merhametlisisin." (21/Enbiya, 83.)

c- Şuayb Peygamberin Duası

Tevekkül Duası:

(Bu duada toplumun önde gelen zalimleri tarafından sürgün edilmekle tehdit

edilen Şuayb peygamber ve müminlerin tevekkülü dile getirilmektedir. Onlar

tevekkülü zırh edinerek yollarından sapmayacaklarını direneceklerini ilan

ederek Rabblerine şöyle yakarmışlardır

"... - Ey Rabbimiz! Bizimle halkımız arasında hak ne ise onu ortaya çıkar.

Çünkü hakkı ortaya çıkaranların en hayırlısı sensin!" (7/A'raf, 89.)

d- Yunus Peygamberin Duası

İtiraf Duası:

(Yunus peygamberin uyarılarının bir işe yaramadığını gördüğü halkını

Allah'tan izin almadan sabırsızca terk ettiği tablosu Kur'an'da

anlatılmıştır. (Bkz. 37/139-145) Fakat bazı ilahi işaretlerden sonra

hatasını anlayıp Allah'tan bağışlanma dilemiştir. Geriye döndüğünde

halkını bıraktığınıdan daha iyi bir durumda bulmuştur. Tahammülsüzlüğünden

kaynaklanan hatasını itiraf ederek halini Rabbine şöyle arzetmiştir

"Ve o balık olayının kahramanını (Yunus) da an. Hani o gücümüzün kendisen

ulaşmayacağını sanarak öfkeyle çıkıp gitmişti. Ama daha sonra (balığın

karnının) derin karanlığı içinde seslendi:

-Senden başka ilah yoktur. Sınırsız kudret ve yüceliğinle sen her şeyin

üstündesin. Doğrusu ben gerçekten büyük bir haksızlık yaptım." (21/Enbiya,

87)

e- İbrahim Ve İsmail Peygamberin Duaları

1-Emin Belde Duası:

Hz. İbrahim soyunun ebediyyen şirkten ve cehennemden korunmasını

dilemiştir. Rabbimiz Bakara suresi 124. ayette " affedilmez şirk günahını

işleyenler ahd verilmeyecektir" şeklinde bu talebi cevaplamıştır. Bu

karşılık da göstermektedir ki duada soy ve kan bağının din bağının önüne

geçirilmesi doğru değildir. Zaten Hz. İbrahim kendi babasına dahi hidayet

sağlayamamıştır. (Bkz. 60/4.)

Azimet sahibi put kırıcı İbrahim peygamber seçilmiş kabe ve çevresini

kendisine ve gelecek nesiller dünyada şirkten tezkiye edilmiş güvenli bir

bölge (başkent, anavatan) yapması için Rabbine şöyle yalvarmıştır:

"Bir zaman hani İbrahim şöyle demişti:

- Ey Rabbim! Bu beldeyi emin kıl! Beni ve çocuklarımı putlara tapmaktan

ebediyyen uzak tut!

- Ey Rabbim! Çünkü bu (tapınma nesneleri) gerçekten insanlardan pek çoğunu

yoldan çıkardı. Bunun içindir ki, bana uyan kimse gerçekten bendendir.

Bana başkaldırana gelince, şüphesiz sen çok acıyan, esirgeyen gerçek

bağışlayansın!" (14/İbrahim, 35.)

2- İbadet'te Devamlılık Duası:

(Hz İbrahim kendisi ve soyundan türeyecek nesiller için tekrar tekrar

namazlarında devamlı olmalarını ve tevhidi duyarlılık taşımalarını

Rabbinden dilemiştir.)

"Ey Rabbimiz! Soyumdan bazılarını (Hz. İsmail ve çocukları) ekilebilir

toprağı olmayan bir vadiye (Mekke vadisine), senin kutsal evinin yakınına

yerleştirdim ki, ey Rabbimiz, Namazı devamlılık ve duyarlılık içinde

yerine getirsinler. Öyleyse, insanların kalplerini onlara meylettir ve

onlara verimli, bereketli rızıklar bahşetki şükretsinler. (14/İbrahim,

37.)

"- Ey Rabbim! Beni ve soyumdan gelen insanları namazda devamlı ve duyarlı

kıl ve

- Ey Rabbimiz! bu duamı kabul buyur." (14/İbrahim, 40.)

3- Kabe Duası:

(Yeryüzünün ilk mescidi olan Kabe'yi yeniden onarırken İbrahim ve İsmail

peygamberler Rabbimize şöyle yakarmışlardır

"ibrahim ve İsmail Mabed'in temellerini yükseltirken yalvardılar: - Ey

Rabbimiz! Bunu kabul et; Sensin herşeyi bilen, herşeyi duyan!" (2/Bakara,

127.)

4- Teslimiyet Duası:

(Kendileri ve gelecek kuşaklar için Tevbe ve islam yolunu dileme duası

"Ey Rabbimiz! Biz sana teslim olanlardan kıl ve bizim soyumuzdan sana

teslim olacak bir topluluk çıkar, bize ibadet yollarını göster ve

tevbemizi kabul et: Şüphesiz yalnız sensin tevbeleri kabul eden, rahmet

dağıtan!" (2/Bakara, 128.)

5- Tezkiye Duası:

(Gelecek kuşakları vahiyle tezkiye etmesi (arındırması) için Rabb'e

yakarış

-" Ey Rabbimiz! Soyumuz içinden onlara senin mesajlarını iletecek, vahiy

ve hikmeti öğretecek ve onları arındırıp tertemiz kılacak bir elçi çıkar:

Çünkü yalnız sensin kudret ve hikmet sahibi!" (2/Bakara, 129.)

6- Takva'nın Meyvelerini İsteme Duası:

(Hz. İbrahim ıslah olmak istemeyen, kalbini hidayete açmayan halkı ile

hesaplaşırken destek ve yardımı sadece Allah'tan dilemiştir. Ahirette

cennet nimeti ile kutuflanmayı istemekten hiçbir peygamber hicab

duymamıştır. Bu talep dualarda açıkca görülmektedir. Hz. İbrahim ve diğer

peygamberler cenneti bir kaç hüriden ibaret görmeyip, Allah'ın sonsuz

merhametinin salih kullarına yönelik bir tezahürü olarak görmektedirler.

(Bkz. 26/69-82.) O Sıdkı lisan ile tebliğde hikmet, Ahirette kolay hesap

ve cennet taleb ederek şöyle yakarmıştır

"- Ey Rabbim! Bana doğruyla eğrinin ne olduğuna hükmedebilme bilgi ve

yeteneğini (hikmeti) bağışla ve beni dürüst ve erdemli insanların arasına

kat! Ve gerçeği benden sonrakilere ulaştırabilme gücü ver bana. Ve beni o

nimetlerle dolu cennetin varislerinden biri yap! Ve babamı bağışla! Çünkü

o gerçekten yolunu şaşıranlar arasında. Ve herkesin yeniden diriltileceği

gün beni utandırma! O Gün ki, ne malın, ne mülkün, ne de çoluk çocuğun bir

yararı olmayacaktır. Yalnızca Allah'ın huzuruna kötülükten korunmuş bir

kalple çıkanlar kurtulacaktır." (26/Şuara, 83-89.)

7- Bilgide Tevazu Duası:

(Hz. İbrahim bu duası ile görünür görünmez her şeyi bilgisi ile kuşatan

Yüce Allah'ın yanında bizim bildiklerimizin adının bile anılmayacağını,

O'na hiç bir şeyin gizli kalmayacağını itiraf etmekte, kulluk bilinci ile

tevazusunu sunmakta ve sözsüz yakarışlarının da olduğunu imlemektetedir

"- Ey Rabbimiz! Şüphesiz gizlediğihizi de açığa vurduğumuzu da bilen

sensin: Çünkü yerde ve gökte olan hiç bir şey Allah'tan gizli kalmaz"

(14/İbrahim,38.)

8- Hamd Duası:

(Bütün övgülerin en güzeli ile Rabbi yüceltme duası)

"- En içten övgüler, kocamış halimle bana İsmail ile İshak'ı armağan eden

Allah'a özgüdür. Duaları (içten gelen yakarış çağrılarını) işiten elbette

benim Rabbim'dir." (14/İbrahim,39.)

9- İstiğfar Duası:

(Bağış dileme duası)

"- Rabbimiz! Hesabın görüleceği gün beni, anamı, babamı ve bütün müminleri

bağışla!" (14/İbrahim,41.)

10- Salih Evlat Dileme Duası:

"- Ey Rabbim! Bana dürüst ve erdemli (salih) bir evlat bağışla! Bunun

üzerine yumuşak huylu bir erkek çocuk (İsmaili) müjdeledik."

(37/Saffat,100-101.)

11- Tevekkül ve Beraat Duası:

(Hz. İbrahim ve onunla dayanışma içinde olan müminlerin bu duası Mümtehine

Suresi 4. ayette "Üsvetün Hasene" (güzel örnek) olarak nitelendirilmiştir.

Çünkü onlar düşmanlık ve nefreti hak eden müşrik bir toplumdan derin bir

kopuş (Beraat) yaşarken Rableri ile pazarlığa girişmemişlerdir. Her

şeylerini feda edecekleri, her şeyleri ile feda edilecekleri andı ile

iman'a gelmişlerdir.)

Onlar, Tevekkül ile sığınılması ve güvenilmesi gereken tek dostun,

tutulması gereken tek kulpun, Allah'ın eli ve O'nun kulpu olduğu bilincini

kuşanarak duaya gelmişlerdir. İman edinceye kadar Müşrikler'le olan sıcak

ilişkilerini bütünüyle askıya almışlardır (Beraat). Bu ruh hali ile

Allah'ın dışında ne varsa geride bırakarak sönmeyen bir dua meşalesi

bırakan müminler cemaati, ilahi kelama göre şöyle yakarışta

bulunmuşlardır

"... Rabbimiz! Sana dayandık sana yöneldik ve dönüş sanadır."

(60/Mümtehine,4.)

12- Fitneden Muhafaza Duası:

Bu dua ile, Hz. İbrahim ve onunla birlikte olan mümin yandaşları

kafirlerin elinde onur ve izzetlerinin çiğneneceği bir fitne olmaktan

Allah'a sığınmaktadırlar. İyiliğe yöneltecek yerde kötülüğü teşvik eden ve

kafirlerin elinde oyun, eğlence edilmeyi, rezil rüsvay olmayı doğuran bir

fitne'den koruması için yüce Rabbimize şöyle yakarmışlardır

"- Ey Rabbimiz! Bizi kafirler için fitne (oyun, eğlence) yapma! ve

günahlarımızı bağışla!

-Ey Rabbimiz! Çünkü sensin tek kudret ve hikmet sahibi!" (60/Mümtehine,5.)

f- Lut Peygamberin Duaları

1- Nusret Duası:

Kötü ahlakı din edinmiş bir toplumda tek bir mescid edinilmiş hanenin

sahibi olan Lut Peygamber müfsid halka karşı Rabbinden şu sözlerle yardım

(nusret) taleb etmiştir:

"(Bunun üzerine Lut) şöyle yalvardı:

- Ey Rabbim! Bogunculuğa ve yozlaşmaya yol açan bu insanlara karşı bana


yardım et!" (29/Ankebut,30.)

2- Hamd Duası:

- Dedi ki: "Hamd Allah'ındır ve selam O'nun seçtiği kullarının üzerinedir.

Allah mı daha hayırlı yoksa onların ortak koştukları mı?" (27/Neml,59.)

g- Davud Ve Süleyman Peygamberlerin Duaları

1- Hamd Duası:

Onlar kendilerini ilim vererek peygamber yaptığı için vahiy nimetine

karşılık nankörlük etmeyip Yüce Allah'ı şöyle övmüşlerdir

"Gerçek şu ki Biz Davud'a da Süleyman'a da ilim (vahiy) verdik. Bunun için

onların ikisi de şöyle derlerdi:

- Bütün övgüler, bizi öteki mümin kulların (derece olarak) üstün kılan

Allah'a aittir." (27/Neml,15.)

2- Şükür ve Salih Kullarla Dayanışma Duası:

(Hz. Süleyman bu duası ile Yüce Allah'ın bahşettiği her türlü nimete karşı

şükran duyduğunu itiraf etmiştir. Yüzeysel bakıldığında böyle kudretli bir

hükümdarda gurur, kibir ve şımarıklık aranabilir. Oysa, nankörlük etmeyen

biri olarak diğer salih kullarla dayanışma içinde olmayı talep

etmektedir

"(Süleyman temsildeki karıncanın) bu sözüne güldü ve şöyle niyaz etti

-Ey Rabbim! İçimde öyle düşünceler uyandır ki, bana ve anama, babama

bahşettiğin nimetler için sana hep şükreden biri olayım. Ve hep senin

hoşnut olacağın dürst ve erdemli işler yapıyor olayım. Ve beni rahmetinle

salih kulların arasına kat!" (27/Neml, 19.)

h- Yusuf Peygamberin Duası

Nimete Şükran Duası:

Bu dua ile Yusuf Peygamber Allah'ın kendisine lutfettiklerine şükrünü

sunmuştur. Ayrıca müslüman biri (imanını koruyan biri) olarak ölmeyi

temenni etmiştir.)

"- Ey Rabbim! Bana nüfuz ve iktidar (mülkünden bir cüz) bahşettin



__________________









Bu konu yada mesaj "www.beyforum.net" sitesine aittir.
BeyForuM isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
dua, etmeliyizdualar, nasil

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlı. Şuanki Zaman: 20:20.

-->   Turizm