|
|
#1 (permalink) |
|
Üye Numarası: 1
Üyelik tarihi: Jun 2009
Mesaj Sayısı: 6,031
|
ZARİYAT SURESİ
Bu konu yada mesaj "www.beyforum.net" sitesine aittir.
Rahman Rahim olan Allah'ın adıyla 1- Tozu dumana katıp savuran (rüzgar)lara, 2- Derken, ağır yük taşıyan (bulut)lara. 3- Sonra kolaylıkla akıp gidenlere, 4- Sonra iş(ler)i taksim edenlere andolsun. 5- Size va'dedilmekte olan, hiç tartışmasız doğrudur. 6- Şüphesiz din (hesap ve ceza) da mutlaka gerçekleşecektir. 7- 'Özen içinde yollar ve yörüngelerle donatılmış' göğe andolsun; 8- Siz, gerçekten birbirini tutmaz bir söz (çelişkili ve aykırı görüşler) içindesiniz. 9- Ondan çevrilen çevrilir, 10- Kahrolsun, o 'zan ve tahminle yalan söyleyenler'; 11- Ki onlar, 'bilgisizliğin kuşatması' içinde habersizdirler. 12- "Hesap ve ceza (din) günü ne zaman?" diye sorarlar. 13- O gün onlar, ateşin üstünde tutulup-eritilecekler: 14- "Tadın fitnenizi. Bu, sizin pek acele isteyip durduğunuz şeydir." 15- Şüphesiz muttaki olanlar, cennetlerde ve pınarlardadırlar; 16- Rablerinin kendilerine verdiğini alanlar olarak. Çünkü onlar, bundan önce ihsanda (güzel davranışta) bulunanlardı. 17- Gece-boyunca da pek az uyurlardı. 18- Onlar, seher vakitlerinde istiğfar ederlerdi. 19- Onların mallarında dilenip-isteyen (ve iffetinden dolayı istemeyip de) yoksul olan için de bir hak vardı. 20- Yeryüzünde kesin bir bilgiyle inanacak olanlar için ayetler vardır. 21- Ve kendi nefislerinizde de. Yine de görmüyor musunuz? 22- Gökte rızkınız vardır ve size va'dolunmakta olan da. 23- İşte, göğün ve yerin Rabbine andolsun ki, şüphesiz, o (size va'dedilen) sizin (aranızda) konuştuklarınız kadar, elbette kesin bir gerçektir. 24- Sana İbrahim'in ağırlanan konuklarının haberi geldi mi? 25- Hani, yanına girdiklerinde: "Selam" demişlerdi. O da: "Selam" demişti. "(Haklarında bilgim olmayan) Yabancı bir topluluk." 26- Hemen (onlara) sezdirmeden ailesine gidip, çok geçmeden semiz bir buzağı ile (geri) geldi. 27- Derken onlara yaklaştırıp (ikram etti); "Yemez misiniz?" dedi. 28- (Onlar yemeyince) Bunun üzerine içine bir tür korku düştü. "Korkma" dediler ve ona bilgin bir erkek çocuk müjdesini verdiler. 29- Böylece karısı çığlıklar kopararak geldi ve yüzüne vurarak: "Kısır, yaşlı bir kadın (mı doğum yapacakmış)? dedi. 30- Dediler ki: "Öyle. (Bunu) Senin Rabbin buyurdu. Çünkü O, hüküm ve hikmet sahibidir, bilendir." 31- (İbrahim) dedi ki: "Şu halde sizin asıl isteğiniz nedir, ey elçiler?" 32- "Doğrusu biz, suçlu-günahkar bir kavme gönderildik" dediler. 33- "Üzerlerine çamurdan (iyice sertleşip kaskatı kesilmiş) taşlar yağdırmak için." 34- "(Ki bu taşların her biri,) Rabbinin Katında ölçüyü taşıranlar için (herkese ayrı ayrı) işaretlenmiştir." 35- Bu arada, mü'minlerden orda kim varsa çıkardık. 36- Ne var ki, orda Müslümanlardan olan bir evden başkasını bulmadık. 37- Ve orada, acı bir azaptan korkanlar için bir ayet bıraktık. 38- Musa (olayın)da da (düşündürücü ayetler vardır). Hani Biz onu açık bir delille Firavun'a göndermiştik; 39- Fakat o, 'bütün kişisel ve askeri gücüyle' yüz çevirdi ve: "(Bu,) Ya bir büyücü veya bir delidir" dedi. 40- Bunun üzerine, Biz onu ve ordularını yakalayıp denize attık; (ki o,) 'kınanacak işler yapıyordu.' 41- Ad (kavmin)de de (ayetler vardır). Hani onların üzerine köklerini kesen (akim) bir rüzgar gönderdik. 42- Üzerinden geçtiği hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka çürütüp-kül gibi dağıtıyordu. 43- Semud (kavmin)de de (ayetler vardır). Hani onlara: "Belli bir süreye kadar yararlanın" denmişti. 44- Ancak Rablerinin emrine baş kaldırdılar; böylece bakıp-dururlarken, onları yıldırım çarpıp-yakaladı. 45- Artık ne ayağa kalkmaya güç yetirebildiler, ne yardım bulabildiler. 46- Bundan önce Nuh kavmini de (yıkıma uğrattık). Çünkü onlar da fasık bir kavim idi. 47- Biz göğü 'büyük bir kudretle' bina ettik ve şüphesiz Biz, (onu) genişleticiyiz. 48- Yeri de Biz döşeyip-yaydık; ne güzel döşeyici(yiz). 49- Ve Biz, herşeyi iki çift yarattık. Umulur ki, öğüt alıp-düşünürsünüz. 50- Öyleyse, Allah'a doğru (yönelip, şirkten ve bozulmalardan) kaçın. Gerçekten Ben sizi, O'ndan yana açıkça uyarıyorum. 51- Allah ile beraber başka bir İlah(ı ortak) kılmayın. Gerçekten sizi, O'ndan yana açıkça uyarıyorum. 52- İşte böyle; onlardan öncekiler de bir elçi gelmeyiversin, mutlaka: "Büyücü ve cinlenmiş" demişlerdir. 53- Onlar bunu (tarih boyunca) birbirlerine vasiyet mi ettiler? Hayır; onlar, 'azgın ve taşkın (tağiy)' bir kavimdirler. 54- Öyleyse sen, onlardan yüz çevir; artık kınanacak değilsin. 55- Sen öğüt verip-hatırlat; çünkü gerçekten öğütle-hatırlatma, mü'minlere yarar sağlar. 56- Ben, cinleri ve insanları yalnızca Bana ibadet etsinler diye yarattım. 57- Ben, onlardan bir rızık istemiyorum ve onların beni doyurup-beslemelerini de istemiyorum. 58- Hiç şüphesiz, rızık veren O, metin kuvvet sahibi olan Allah'tır. 59- Artık gerçekten, zulmedenler için, (geçmişteki) arkadaşlarının günahlarına benzer bir günah vardır. Şu halde acele etmesinler. 60- Kendilerine va'dedilen o (azap) günlerinden dolayı vay o inkar edenlere. |
|
|
|
![]() |
| Tags |
| meali, suresi, turkce, zariyat |
«
önceki Konu
|
sonraki Konu
»
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlı. Şuanki Zaman: 22:21.






Normal
