|
|
#1 (permalink) |
|
Üye Numarası: 1
Üyelik tarihi: Jun 2009
Mesaj Sayısı: 6,031
|
Ahmed-i Kuddûsî “rahmetullahi aleyh”, Padişahın davetiyle İstanbula gitti bir gün.
Bu konu yada mesaj "www.beyforum.net" sitesine aittir.
Başka âlimler de vardı mecliste. Bir ara padişah, avcuna bir şey alıp; - Şu avcumda ne olduğunu bileniniz var mı? diye sordu. Âlimlerden her biri bir tahminde bulundu. - Para var. - Hayır. - Şeker var. - Değil. Sultan, “Ahmed Kuddûsî” hazretlerine döndü. - Siz söyleyin hocam. Buyurdu ki: - Dünyâyı taradım bu arada. Bir balık, yavrusunu arıyordu deryâda. Avcunda, bir “Yavru balık” vardı gerçekten. Padişah, firasetine hayran olup sarayda kalmasını teklif etti. Ama o nazikçe reddetti. Ve izin isteyip döndü memleketine. Sultan, iki memur gönderdi arkasından. Bilgi almak istiyordu “Maddî sıkıntısı”ndan. Bir torba “Altın” gönderdi bunun için. Memurlar geldiğinde, O bahçe belliyordu. Maksatlarını da biliyordu. Nitekim; - İstanbul’dan benim için geldiniz, buyurdu. Ama bizim sizden yoktur bir isteğimiz. - Evet efendim, dediler. Sultanın emriyle geldik. Ve size padişahtan biraz altın getirdik. Onlara; - Açın eteğinizi, buyurdu. Sonra küreğini alarak, döktü eteklerine, bir kürek “Toprak”. Sonra mı? Topraklar “Altın” oldu. Memurlar şaşkın şaşkın bakınırken etrafa, - Onları yere dökün! buyurdu bu defa. Döktüler. Daha da hayret ettiler. Zira altınlar, “Yılan, Çıyan” oldu bu sefer. Buyurdu: - İşte gördünüz ya, böyle görünür bize dünyâ. Ama yine de; - Fukarâya dağıtırız, diye aldı altınları onlardan. Ve işine etti devam. |
|
|
|
![]() |
| Tags |
| ariyor, balik, yavrusunu |
«
önceki Konu
|
sonraki Konu
»
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlı. Şuanki Zaman: 01:36.






Normal
