|
|
#1 (permalink) |
|
Üye Numarası: 1
Üyelik tarihi: Jun 2009
Mesaj Sayısı: 6,031
|
Duanın kabul olması için
Bu konu yada mesaj "www.beyforum.net" sitesine aittir.
Dua, istemek demektir. Aç bir kimsenin, iştahlı olduğu bir zamanda yiyecek istemesi gibidir. Allahü teâlâ, Mü’min suresinin altmışıncı âyetinde mealen; (Dua ediniz, kabul ederim) isteyiniz, veririm) buyuruyor. Duanın kabul olması için şartlar vardır. Dua edenin Müslüman olması, Ehl-i sünnet itikadında olması, haram işlemekten, bilhassa haram yemekten, içmekten sakınması, farzları yapması, beş vakit namaz kılması, Ramazan oruçlarını tutması, zekat vermesi, Allahü teâlâdan istediği şeyin sebebini öğrenip, bunu araması lazımdır. Allahü teâlâ, her şeyi bir sebeple yaratmaktadır. Bir şey istenince, o şeyin sebebini gönderir ve bu sebebe tesir ihsan eder. İnsan bu sebebi kullanıp, o şeye kavuşur. Kadızade merhum, Feraid kitabında buyuruyor ki: “Dua, Allahü teâlâya yalvararak muradını istemektir. Allahü teâlâ, dua eden Müslümanı çok sever, dua etmeyene gadab eder. Dua müminin silahı ve dinin temel direklerinden biridir. Yerleri, gökleri aydınlatan nurdur. Dua, gelmiş olan dertleri, belaları giderir. Gelmemiş olanların da gelmelerine mani olur. (Bana halis kalb ile dua ediniz! Böyle duaları kabul ederim) mealindeki âyet-i kerimeden anlaşılıyor ki, dua etmek, namaz, oruç gibi ibadettir. (Bana ibadet yapmak istemeyenleri, zelil ve hakir yapar, Cehenneme atarım) mealindeki âyet-i kerime meşhurdur. Allahü teâlâ, her şeyi sebeple yaratmakta, nimetlerini sebeplerin arkasından göndermektedir. Zararları, dertleri def için ve faydalı şeyleri vermek için de, dua etmeyi sebep yapmıştır. Peygamberler hep dua ettiler ve ümmetlerine de, dua etmelerini emrettiler. Duadan önce, günahlara pişman olup tövbe etmeli, istiğfar okumalı, sadaka vermeli, imanı Ehl-i sünnet alimlerinin bildirdiklerine uygun olarak düzeltmeli, duanın kabul olacağına inanmalı, güvenmeli, iki dizi üzerine kıbleye karşı oturup, önce hamd ve salevat okumalıdır. Kabul olmadı diyerek, ümidini kesmemeli, kabul oluncaya kadar, uzun zaman tekrar etmelidir. Haram yememeli, haram içmemeli, haram şeyleri söylememelidir.” İbni Hacer-i Mekki hazretleri, Fetava-i fıkhiyye kitabında buyuruyor ki: “İslam âlimlerinin çoğuna göre, duayı inkâr eden kâfir olur. Kur’an-ı kerime inanmamış olur. Dua ile istenilen şey, ya kabul olup dünyada veya ahirette verilir. Yahut, günahın affedilmesine sebep olur. Allahü teâlâ, kulunun dua etmesini, yalvarmasını sever. Duanın kabul olmasının şartlarından biri, helal yemek, helal giymektir. Biri de, kalb ile, yani gönülden istemektir. Hadis-i şerifte; (Allahü teâlâ, çok dua edenleri sever. Dua edip, ümidini kesmeyen, vaad olunan üç şeyden birine elbette kavuşur) buyuruldu.” Yakub bin Seyyid Ali hazretleri, Şir’a-tül-islam şerhinde buyuruyor ki: “Dua ihtiyacı gideren, saadete kavuşturan kapının anahtarıdır. Bu anahtarın dişleri, helal lokmadır. Dua ederken, kalb uyanık olmalı, kabul edileceğine inanmalıdır. Söylediğinden haberi olmayan gafilin duası kabul olmaz. Duanın kabulü için acele etmemelidir. Duaya devam etmeli, usanmamalıdır. Allahü teâlâ, dua etmeyi ve dua edeni sever. Kabul ettiği halde, istenileni vermeyi geciktirerek, duanın ve sevabının çok olmasını ister. Duayı, hiç olmazsa, yedi kere tekrar etmelidir. Rahat ve huzur zamanlarında çok dua edenin, dert ve bela zamanlarındaki duaları çabuk kabul olur. Duaya başlarken, Allahü teâlâya hamd ve Resulullaha salat ve selam söylemelidir. Resulullah efendimiz duaya başlarken; (Sübhane Rabbiyel aliyyil a’lel-Vehhab) derdi. Duadan önce tövbe, istiğfar etmeli, sonra bütün müminlerin sıhhat ve selametleri için dua etmeli, her dileğini söyleyip, vermesini can ve gönülden istemelidir. Kalbine gelen hayırlı şeyi istemeli, söylediğinin manasını öğrenmelidir. Dua, bir temenni olmamalı, istediği şeye kavuşturacak sebeplere yapışmalıdır. Sebeplere yapışmadan yapılan dua, kabul olmaz. Hadis-i şerifte; (Çalışmadan dua eden, silahsız harbe giden gibidir) buyuruldu. Abdest alıp, diz üstüne, kıbleye karşı oturup, elleri göğüs hizasında ileri uzatıp, avuçları semaya karşı açıp, Peygamberleri ve evliyayı vesile ederek, Onların hatırı ve hürmetleri için istemeli, sonunda Amin demelidir.” Hısn-ül-hasin’de dua adabını anlatırken; “Duanın kabul olması için, Peygamberleri ve salih kulları vesile etmelidir. Buhari’deki hadis-i şerifte böyle bildirildi” buyurulmaktadır. Netice olarak, duanın kabul olabilmesi için, ağıza da, mideye de dikkat etmek lazımdır. Ayrıca, Allahü teâlânın sevdiklerini vesile ederek dua etmelidir. Ali Ramiteni hazretlerinin buyurduğu gibi: “Günah işlememiş bir dil ile dua ediniz ki, kabul olsun!” |
|
|
|
![]() |
| Tags |
| duanin, icin, kabul, olmasi |
«
önceki Konu
|
sonraki Konu
»
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlı. Şuanki Zaman: 00:22.






Normal
