BeyForuM
Eski 10-04-2010, 04:11   #1 (permalink)
BeyForuM
Owner
BeyForuM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye Numarası: 1
Üyelik tarihi: Jun 2009
Mesaj Sayısı: 6,127
BeyForuM isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
Standart Cuma Gününün Önemi

Cuma gününün kudsiyeti ve müslümanlar için hususiyeti hakkında şeref-sudûr olan

birçok hadis-i şeriften anlaşıldığına göre:

ALLAH (c.c.) Teala cuma gününe diğer günlerin üstünde bir kutsiyet atfetmiş, sonra o

gününü tespit edip onda topluca Allah’a ibadet etme mevzuunda Yahudi ve

Hıristiyanları muhayyer bırakmıştır; ancak onlar bugünü belirleme konusunda

ihtilafa düşmüşler; Yahudiler cumartesiyi, Hıristiyanlar da pazarı haftalık bayram

ve ibadet günü olarak tayin etmişlerdir. Cenâb-ı Hak, cuma gününü bayram olarak

biz müslümanlara ihsan etmiştir."

Bir cuma günü ALLAH (c.c.) Rasûlü:

"Ey Müslümanlar! Bu öyle bir gündür ki, ALLAH (c.c.) Teala, onu sizlere bayram kılmıştır."

buyurmuştur.Evet cuma günü, Müslümanların haftalık bayramıdır.

Her bayramda mutlaka bir kutlama ve merasim biçimi ve bunun da sebepleri


vardır. Bu bağlamda cuma gününü kutlamaya sevk eden belli başlı hususiyetleri

hadis-i şeriflerden istinbatla şöylece sıralamak mümkündür:



ALLAH (c.c.) katında haftalık günlerin en şereflisi ve en kıymetlisidir. Senenin en hayırlı

günlerindendir. Müslümanların haftalık bayramıdır. Üzerine güneşin doğduğu en

hayırlı gündür. ALLAH, Âdem’i cuma günü yaratmıştır ; vazifeli olarak cennetten o

gün yeryüzüne indirmiştir; [tevbesini o gün kabul etmiş ] onun ruhunu da o gün almıştır.

ALLAH (c.c.) katında kurban ve ramazan bayramı günlerinden daha faziletlidir.



Kıyamet cuma günü kopacaktır. Mü’minler cennetten, Cemalullah’ı o gün temaşa

edeceklerdir; yine o gün cennet ehli misk tepeleri üzerinde toplanacaklardır.

Cuma günü yapılan ibadetler diğer günlerdekilerden daha faziletlidir.

Cuma günü, ümmet-i Muhammed için hayır ve bereketi artırılmış bir gündür.



Cuma günü yapılan hayırlı işlerin de özel kıymeti, kutsiyeti ve makbuliyeti vardır.

Amellerin sevabı, cuma gecelerinde binlere çıkar." Hayırlar o günde sabitleşir,

yüce ruhlar o gün bir araya toplanırlar. Meleklerin hazır bulundukları bir gündür.

Vakfesi cumaya denk gelen hacca hacc-ı ekber (en büyük hac) denilir.



[Efendimiz (sas) de, mübarek hac ziyaretlerinde Cuma günü vakfe yapmışlardır.

Hacc-ı ekber ifadesi Kur’an’da da geçmektedir: [Tevbe 9/3-4].

Cumanın gündüzünde haram istekler haricindeki duaların kabul olunacağı gizli bir

icabet vakti bulunduğu gibi gecesinin son üçte birinde de bir icabet vakti

bulunmaktadır; yine aynı zaman dilimi, meleklerin de hazır bulunduğu meşhûd bir

an olmaktadır.

"Cuma günü içindeki icabet saati, ramazan’da kadir gecesi gibidir." denilmiştir.

Ka’b b. Mâlik: "Bir grup, anlaşarak cuma gününü dua etmek üzere taksim etseler,

icabet vaktine daha kolay erişirler." demiştir. [Kütüb-i Sitte, 12/501]



Hz. Yakup, oğlu Yusuf’a karşı işledikleri suçtan dolayı diğer evlatları adına cuma

gecesi istiğfar etmiştir [Yusuf 12/98]. Hafızayı güçlendirme namazı da cuma gecesi

kılınır. Peygamber Efendimiz: "Kıyamet gününde her merhalede bana en yakın

olanınız, dünyada bana en çok salat ve selam getireninizdir. Kim, cuma günü ve

cuma gecesi bana salât ü selâm getirirse, Cenab-ı Hak onun yetmişi ahiret ve

otuzu dünya ihtiyaçlarından olmak üzere yüz hacetini giderir. Sonra ALLAH (c.c.) bir

meleği vazifelendirir. Size nasıl hediyeler gelirse o da kabrime girer, bana salat

edeni adı, nesebi ve kabilesine kadar haber verir. Ben de onu beyaz bir deftere

yazarım." buyurmuşlardır.

Cuma gününün dinen en bağlayıcı mükellefiyeti, cuma namazıdır.

Zaruret olmaksızın üç cuma namazını peşpeşe terk eden kimsenin kalbi

mühürlenir. Şeytanlar cumaya gitmek isteyen müslümanları engellemeye çalışırlar.

Kim cuma günü yıkanır, yaya olarak erkenden mescide gider, hutbenin başına

yetişir, imama yakın oturur, onu dinler ve malayani söz sarf etmezse, ona her

adımı için bir yıllık amelin (oruçları ve namazlarıyla) sevabı yazılır; haftalık

günahları affolunur. Cuma günü olunca, mescidlerin her bir kapısında melekler

bulunur. İlk gelenleri sırayla yazarlar.

İmam (minbere) oturunca defterleri kapatıp, zikri dinlenmeye giderler.

Sünnete uygun olarak hutbeyi dinlemek, namaza dahil olmak,

zikir ve duada hazır bulunmak, huşû, susmak gibi fiillerin sevaplarını ise

hafaza melekleri yazmaya devam ederler.



Cuma günü bu kadar kutsi, bu kadar feyizli bir gün olmasına karşılık; yeryüzünde

en şerli faaliyetler de genellikle yine bu günlerde yapılmaktadır. Nasıl Arafat’a

çıkılan Arefe günü, haccın yümün ve bereketinin toplandığı gündür; aynen öyle de

cuma günü de haftanın günleri içinde bir nokta-i beyzâdır. Onun lekelenmesiyle

diğer günler de o lekeden nasiplerini alırlar.

ALLAH (c.c.) bir kulunun ruhunu cuma gününde kabzederse bu onun saadetine ve iyi bir akibetle gittiğine işaret addedilir. Kaynakwh:



Cuma günü veya gecesi vefat eden, şehid sayılır; kabir fitnesinden

(azap ve sual) korunur. Yine cuma günü cehennem ateşi yakılmaz, kapıları kapatılır.



Cuma namazı kılmak, her akıl-bâliğ mü’min erkeğe farz-ı aynıdır [Cuma 62/9-10]


Ezan okununca başka şeylerle uğraşılmayıp hemen camiye gidilmesi vaciptir.



Bunun dışında cuma günü yapılması sünnet olan bazı ameller vardır:



Cuma sabah namazında Secde ve Dehr/İnsan sûreleri okumak.

Cuma namazı öncesi yıkanmak.

Misvak veya fırça ile ağzı temizlemek.

Hoş koku sürünmek.

Tevbe ve istiğfarlarla manen arınmak.

Dua, zikir ve tesbihlerde bulunmak.

Hz. Peygamber’e çokça salât ü selâm getirmek.

Cuma gününe mahsus güzel elbiseler giymek.

Güler yüzlü ve sevinçli olmak.

Camiye erken gitmek ve iki rek’at tahiyyetü’l-mescid namazı kılmak. Kaynakwh:

Kehf sûresini okumak veya dinlemek.

Mescidleri temizleyip kokulandırmak.

Cuma namazında Cum’a ve Münâfikûn veya A’lâ ve Gâşiye sûreleri okumak.

Hatip hutbeye çıkıncaya kadar ibadetle meşgul olmak...

Cuma günü, bayram günü olduğundan, bir gün önce veya sonrası olmaksızın sadece o güne has oruç tutmak haramdır.

Camiye ezandan sonra girmek;

zaruret olmaksızın, imam minbere çıkıp iç ezanın okunmasından itibaren namaz

kılınıncaya kadar alışveriş ve benzeri bir dünya işiyle meşgul olmak ve cuma

namazı vakti girdikten sonra namazı kılmadan yolculuğa çıkmak ise dinen kerih

görülmüştür.



Hutbe esnasında boş konuşan ve başka şeylerle ilgilenen kişi sevaptan mahrum

kalır; ancak cumaya ezandan önce gelen, mü’minleri rahatsız etmeyen,

hutbeyi sükûnet ve edep içinde dinleyen, namazı huşu ile kılanın bu namazı ise,

bir önceki cumaya ve fazladan da üç güne kadar (işlemiş olduğu) günahlara

keffarettir; zira Cenab-ı Hak: "Kim bir hayır yaparsa bu kendisinden on misliyle

kabul edilir." buyurmuştur [En’** 6/160]. Bu sebeple cuma günü salih amelleri

artırmalıdır. Allah’ın kardeş ilan ettiği Müslümanlar, bütün mübarek gün ve

gecelerde olduğu gibi cumayı da bir vesile, bir fırsat bilerek yaratılış gayeleri olan

ubûdiyetin [Zâriyât 51/56] gereğini hayırda yarış emr-i Sübhânî’si [Bakara 2/148]

ufkunda sergilerler ve sergilemelidirler. İslam uleması arasında cumayla alakalı

atasözü hükmünde bir değerlendirmeyle konuyu bağlayalım:



"Cuma haftanın, ramazan yılın, hac ise ömrün ölçüsüdür."



Kaynak:İslam Ansiklopedisi
Bu konu yada mesaj "www.beyforum.net" sitesine aittir.
BeyForuM isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
cuma, gununun, onemi

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlı. Şuanki Zaman: 17:13.

-->   Turizm