BeyForuM
Eski 10-04-2010, 03:18   #1 (permalink)
BeyForuM
Owner
BeyForuM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye Numarası: 1
Üyelik tarihi: Jun 2009
Mesaj Sayısı: 6,031
BeyForuM isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
Standart Asgarİ GeÇİm İndİrİmİ Uygulamasi

ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİ UYGULAMASI



GİRİŞ



Gelir vergileri sosyal amaçlı düzenlemelere yer vermek açısından en elverişli vergilerdir. Bu sebeple Gelir Vergisinde sosyal adaleti ve vergi adaletini sağlayıcı rol oynamak üzere sakatlık indirimi, en az geçim indirimi, artan oranlı vergi tarifesi ve ücretlilere ayrıcalık tanıyan ayırma prensipleri yer almaktadır. Bu bağlamda 1950 mali reformu ile kabul edilen 5421 sayılı Gelir Vergisi Kanununun kabulü ülkemizde de en az geçim indirimi uygulamasına başlanmış ancak uygulamaya ilk olarak 1968 yılında geçilmiştir.



En Az geçim indirimi “genel indirim” adıyla günde 20, ayda 600 ve yılda 7200 lira olmak üzere 1986 yılına kadar uygulanmış, 04/12/1985 tarihli ve 3239 sayılı Kanunla 1987 takvim yılında geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır. Daha sonra vergi sistemimizde sadece ücret gelirlerine uygulanmak üzere; özel gider indirimi, vergi indirimi uygulamaları söz konusu olmuştur.



5615 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 2 nci maddesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mülga 32 nci maddesi 01/01/2008 tarihinden geçerli olmak üzere başlığıyla birlikte yeniden düzenlenmiş ve asgari geçim indirimi sistemine geçilmiş bulunmaktadır.

I. YASAL DÜZENLEMELER

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mülga 32 nci maddesinde;



“Asgari geçim indirimi

Madde 32- Ücretin gerçek usûlde vergilendirilmesinde asgarî geçim indirimi uygulanır.



Asgarî geçim indirimi; ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık brüt tutarının; mükellefin kendisi için % 50’si, çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için % 10’u, çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere; ilk iki çocuk için % 7,5 diğer çocuklar için % 5’idir. Gelirin kısmî döneme ait olması halinde, ay kesirleri tam ay sayılmak suretiyle bu süreye isabet eden indirim tutarları esas alınır. Asgarî geçim indirimi, bu fıkraya göre belirlenen tutar ile 103 üncü maddedeki gelir vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan oranın çarpılmasıyla bulunan tutarın, hesaplanan vergiden mahsup edilmesi suretiyle uygulanır. Mahsup edilecek kısmın fazla olması halinde iade yapılmaz.




İndirimin uygulamasında “çocuk” tabiri, mükellefle birlikte oturan veya mükellef tarafından bakılan (nafaka verilenler, evlat edinilenler ile ana veya babasını kaybetmiş torunlardan mükellefle birlikte oturanlar dâhil) 18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış çocukları, “eş” tabiri ise, aralarında yasal evlilik bağı bulunan kişileri ifade eder.

İndirim tutarının tespitinde mükellefin, gelirin elde edildiği tarihteki medenî hali ve aile durumu esas alınır. İndirim, yukarıdaki oranlara göre hesaplanan tutarları aşmamak kaydıyla, ücret geliri elde eden aile fertlerinden her biri için ayrı ayrı, çocuklar için eşlerden yalnızca birisinin gelirine uygulanır. Boşananlar için indirim tutarının hesabında, nafakasını sağladıkları çocuk sayısı dikkate alınır.



Bakanlar Kurulu, indirim konusu yapılacak toplam tutarın asgarî ücretin yıllık brüt tutarını aşmaması şartıyla ikinci fıkrada belirtilen asgarî geçim indirimi oranlarını artırmaya veya kanunî oranına kadar indirmeye yetkilidir.



Asgarî geçim indiriminin uygulama dönemleri ve mahsup şekli ile diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir.



Öte yandan konuya ilişkin gerekli açıklamalara 265 Seri No.’lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yer verilmiş bulunmaktadır.



II.UYGULAMA



1. Asgari Geçim İndiriminden Yararlanacak Olanlar



Asgari geçim indirimi uygulaması Gelir Vergisine tabi sadece ücret gelirleri için geçerli olacaktır. Bu kapsamda gerçek usulde vergilendirilen ücret gelirleri için gerçek kişiler bu sistemden yararlanacaktır.



İndirimden,

• Ücretleri tevkif suretiyle vergilendirilen kişiler,

• Birden fazla işverenden aldıkları ücretleri GVK’nın 86 ncı maddesine göre beyan edenler,

• Ücret gelirlerini yıllık beyanname ile bildirenler,

• Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesi kapsamında değerlendirilen ücret geliri elde edenler, Örneğin, huzur hakkı ödemesi yapılan il genel meclisi ve belediye meclisi üyeleri, ücret niteliğinde ödeme yapılan şirketlerin yönetim ve denetim kurulları başkanı ve üyeleri,

• Yabancı uyruklu olup da, Türkiye’de Tam mükellefiyet esasında vergilendirilenler,

yararlanabileceklerdir.



Emekli olup, başka bir işte ücretli olarak çalışmaya başlayanlar da indirimden yararlanabileceklerdir. Nitekim Tebliğde sosyal güvenlik destekleme primi (SGDP) ödemek suretiyle çalışanların da bu kapsamda değerlendirileceği belirtilmiştir.

Aşağıda sayılanlar ise Asgari geçim indirimi uygulamasından yararlanamayacaklardır.



• Ücretleri diğer ücret kapsamında vergilendirilen hizmet erbabı,

• Dar mükellefiyet kapsamında ücret geliri elde edenler,

• Başka bir Kanun hükmü (3218, 4490, 4691 sayılı kanunlar v.b.) uyarınca

ücretlerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmayanlar.

• Münhasıran Gelir Vergisi Kanununda yer alan ücret dışındaki kazanç ve iratları elde edenler

• Gelir Vergisi Kanunu gereğince vergiye tabi olmayan ücretler gelirini elde edenler,

• Sakatlık indiriminin uygulanması sonrası vergi matrahı oluşmayanlar.



Buna göre, ücretleri gerçek usulde vergilendirilen kamu ve özel sektör çalışanları, Türkiye’de yerleşmiş bulunan ve tam mükellefiyet esasında vergilendirilen yabancı uyruklu bir araştırmacı, X Anonim Şirketinin yönetim kurulu üyesi, aynı zamanda Gayrı Menkul Sermaye İradı elde eden ücretli, hem bir hastane de ücretli olarak çalışan hem de serbest meslek erbabı olarak faaliyette bulunan doktor; aldıkları ücretler nedeniyle asgari geçim indiriminden yararlanabileceklerdir.



Ancak, Kanunun 23 üncü maddesinin (6) numaralı bendi gereği elde ettiği ücret geliri gelir vergisinden istisna olan kapıcılar, Teknoparklarda çalışan araştırmacı, yazılımcı, Ar-Ge personeli, Serbest Bölgelerde çalışanlar, Türkiye’de yerleşik olmayan yabancı uyruklu kişiler, sadece serbest meslek geliri elde eden Avukat, sadece Ticari Kazanç elde edenler elde ettikleri bu gelirleri nedeniyle asgari geçim indiriminden yararlanamayacaklardır.



1.1. Kimler Diğer Ücretli Kapsamında Değerlendirilir?



Gelir Vergisi Kanununun 64 üncü maddesine göre aşağıda sayılanlar diğer ücretli kapsamında değerlendirilmekte olup asgari geçim indiriminden yararlanamazlar.



1. Kazançları basit usulde tespit edilen ticaret erbabının yanında çalışanlar;

2. Özel hizmetlerde çalışan şoförler;

3. Özel inşaatlarda çalışan işçiler;

4. Gayrimenkul sermaye iradı sahibi yanında çalışanlar;

5. Gerçek ücretlerinin tespitine imkan olmaması sebebiyle, Danıştayın müspet mütalaasıyla, Maliye Bakanlığınca bu kapsama alınanlar.



1.2. Teknoloji Geliştirme Bölgesinde, Serbest Bölgede Faaliyet Gösteren İşletmelerde Çalışan Ücretliler İle Türk Uluslararası Gemi Siciline Kayıtlı Gemilerde Çalışan Gemi Adamları



5035 sayılı Kanunla 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununa eklenen geçici 2. madde ile bölgede çalışan araştırmacı, yazılımcı ve AR-GE personelinin bu görevleri ile ilgili ücretleri 31.12.2013 tarihine kadar her türlü vergiden ,



5084 sayılı Kanunla 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununa eklenen geçici 3. maddesinde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla (06.02.2004 tarihi) bu Kanuna göre kurulan serbest bölgelerde faaliyette bulunmak üzere ruhsat almış mükelleflerin; bu bölgelerde istihdam ettikleri personele ödedikleri ücretler 31.12.2008 tarihine kadar gelir vergisinden ,



4490 Sayılı Kanunun 12. maddesinin beşinci fıkrasında, Türk Uluslararası Gemi Sicilinde kayıtlı gemilerde çalışan personele ödenen ücretler gelir vergisi ve fonlardan ,



istisna edilmiştir.



Elde ettikleri ücret gelirleri nedeniyle vergi ödemeyen bu kişilerin ödedikleri vergiden mahsup edebilecekleri herhangi bir tutar söz konusu olmadığı için asgari geçim indiriminden yararlanamayacaklardır. Ayrıca çeşitli Kanunlarla elde ettikleri ücretler Gelir Vergisinden müstesna tutulmuş diğer ücret ödemeleri için de asgari geçim indiriminden yararlanılması mümkün değildir.

2. Asgari Geçim İndiriminin Hesaplanması

Asgari geçim indirimi, ücretin elde edildiği takvim yılı başında belirlenen 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgari ücretin yıllık brüt tutarına;



• Mükellefin kendisi için % 50’si

• Çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için % 10’u

• Çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere ilk iki çocuk için % 7,5’i

• Diğer çocuklar için % 5’i



olmak üzere ücretlinin şahsi ve medeni durumu dikkat alınarak hesaplanan indirim oranlarının uygulanması sonucu bulunacak tutarın, Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesinde yer alan Gelir Vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan oranla çarpılması sonucu bulunacak indirim tutarının 1/12’sinin aylık olarak hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilmesi suretiyle bulunacaktır.



A.G.İ. Yıllık Tutarı = (Asgari Ücretin Yıllık Brüt Tutarı x A.G.İ. Oranı) x %15 



Örneğin; bir ücretlinin bir yıl boyunca yararlanabileceği asgari geçim indiriminin 560 YTL bu kişinin o ayda ücretinden kesilen verginin de 600 YTL olduğunu varsayalım. Bu durumda ücretli daha fazla vergi ödemiş olsa da bir yıl boyunca yararlanabileceği asgari geçim indirimi tutarı olan 560 YTL’yi ücretinden kesilen verginin tamamı olan 600 YTL’den mahsup edemeyecektir. Mahsup edilebilecek tutar 560/12 sonucu bulunacak 46,67 YTL olacaktır. Kalan tutarlar da eşit tutarlar halinde ücretliden tevkif edilen vergilerden mahsup edilecektir.



Bilindiği üzere Asgari Ücret yılın ilk altı ayı için farklı ikinci altı ayı için farklı bir tutar olarak belirlenmektedir. Kanunun lafzında “ücretin elde edildiği takvim yılı başında belirlenen” ifadesi yer aldığından yıl içinde asgari ücrette meydana gelecek değişiklikler dikkate alınmayacak bu tutar yıl sonuna kadar geçerli olacaktır.





2.1. 16 Yaşından Küçükler İçin Asgari Geçim İndiriminin Hesaplanması



Tebliğde yapılan açıklamalarda 16 yaşından küçüklerin Asgari geçim indirimi’nden nasıl yararlanacaklarına ilişkin herhangi bir açıklama yapılmamıştır. Asgari geçim indirimi tutarı Kanunda da 16 yaşından büyük işçiler için geçerli olan asgari ücret üzerinden hesaplanacağından 16 yaşından küçük işçiler için de bu tutarların esas alınması gerekmektedir.



3. Asgari Geçim İndiriminin Mahsubu



Asgari geçim indirimi yıllık tutarı, ücretlinin asgari geçim indiriminden bir yıl boyunca faydalanacağı net menfaattir. Aylık yapılan ücret ödemelerinde ise asgari geçim indirimi, hesaplanan yıllık tutarın 12’ye bölünmesi suretiyle uygulanacak ve bir ay içerisinde yararlanılabilecek asgari geçim indirimi tutarı, yıllık olarak hesaplanan tutarın 1/12’sini geçemeyecektir.



Mahsup edilecek tutara ilişkin ilk sınırlamaya “3. Uygulamanın Esasları” bölümünde yer verilmiştir. Buna göre, indirim tutarı, ücretlinin aylık hesaplanan vergisinden fazla olamayacak; fazla olması halinde, fazlası dikkate alınmayacaktır.



Mahsup edilecek tutara ilişkin diğer bir sınırlamaya ise, “5. Asgari Geçim İndirimi Tutarının Hesaplanması” bölümünde yer verilmiş bulunmaktadır. Burada yapılan açıklmalara göre; asgari geçim indiriminin yıllık tutarı, her ücretli için asgarî ücret üzerinden hesaplanan yıllık vergi tutarını aşamayacaktır.



Buna göre, tüm ücretliler için geçerli olmak üzere, aylık yararlanılabilecek asgari geçim indirimi kendi ücretinden kesilen vergi ile asgari ücret üzerinden kesilen Gelir Vergisi tutarı olan 77,57 YTL’yi aşamayacaktır.

Sakatlık İndiriminden Yararlananlarda Asgari Geçim İndirimi



Gelir Vergisi Kanunun 31 inci maddesinde düzenlenmiş olan sakatlık indiriminden,



2008 yılı gelirlerine uygulanmak üzere;



- Birinci derece sakatlar için 600 YTL,

- İkinci derece sakatlar için 300 YTL,

- Üçüncü derece sakatlar için 150 YTL.



Olarak belirlenen aylık tutarların, ücretlinin aylık ücretinden düşülmesi suretiyle yararlanılabilmektedir. Bu indirimlere göre ücretlinin ödeyeceği vergi azalmakta veya ücretli hiç vergi ödememektedir.



Ücretlinin şahsi ve ailevi durumu göz önünde bulundurularak, hesaplanan indirim tutarının ücretlinin ödediği vergiden mahsubu şeklinde uygulanan asgari geçim indirimiuygulamasında sakatlık indirimi düşüldükten sonra ödenecek bir verginin bulunması halinde bu kişilerin ücretinden kesilen gelir vergisi tutarınca asgari geçim indiriminden yararlanılması mümkün bulunmakta, sakatlık indirimi sonrası bir vergi ödenmemiş ise asgari geçim indiriminden yararlanılmayacaktır.

4. Medeni Durum, Çalışmayan Eş Kavramı



Yukarıda da açıklandığı üzere Asgari geçim indirimi ücretlilerin medeni durumları, çocuk sayıları ve eşinin gelirinin olup olmadığı göz önünde bulundurularak tespit edilmekteydi. Asgari geçim indiriminin doğru tespit edilmesi, herhangi bir müeyyide ile karşılaşılmaması bakımından işçi ve işverenler açısından önem taşımaktadır

Asgari Geçim İndirimi uygulamasında ücretlilerin medeni durumları ve çocuk sayıları hakkında, işverenlerinde mevcut bilgiler esas alınacak; ancak ücretliler, durumlarında herhangi bir değişiklik olması halinde (evlenme, boşanma, ölüm, doğum vb.) bu değişiklikleri işverene bir ay içerisinde Tebliğ ekinde yer alan “Aile Durumu Bildirimi” (EK:1) ile bildireceklerdir.



Kamu kurumlarında çalışan memurlar 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu çerçevesinde aile ve çocuk yardımı almak amacıyla “Aile Durumu Bildirimi” vermekteydiler. Tebliğ ekinde yer alan bildirimle aralarında şekil yönünden benzerlik olmakla birlikte esas yönünden önemli farklılıklar da içermektedir. Çünkü 657 sayılı Kanun kapsamında verilen çocuk yardımı 2 çocukla sınırlı olduğundan bu sayının üzerindeki çocuklar bildirimin dışında tutulmaktaydılar. Oysa Asgari geçim indirimi’nde çocuk sayısı 2 ile sınırlı değildir. Bu nedenle Kamu kurumlarında çalışanlardan bu bildirimin de ayrıca istenmesi gerekmektedir.



.1. Beyan Esası



Bu uygulamada eşin çalışmadığı ve herhangi bir gelirinin olmadığına ilişkin olarak (aksi tespit edilmediği sürece) ücretlinin beyanı yeterli olacaktır. Asgari geçim indirimi’nde ücretlinin yararlanması için başka herhangi bir araştırmanın yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Bu çerçevede bildirimin dışında ücretlilerden nüfus kayıt örneği v.b. belgeler talep edilmeyecektir.



Ancak, işverenler sorumluluklarını göz önünde bulundurarak şüpheli durumlarda gerekli belgeleri de talep edebilirler.



4.2. Çalışmayan ve Herhangi Bir Geliri Olmayan Eş Kavramı



Asgari geçim indirimi hesaplanırken hesaplamaya esas orana çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş için %10 eklenmektedir. Tebliğde yapılan açıklamalara göre; sadece ücret geliri elde eden eş, “çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş” kapsamında değerlendirilmeyecektir. Bunlar dışındakiler ise çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş kapsamında değerlendirilecek olup, münhasıran emekli maaşı alanlar da çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş olarak kabul edilecektir. Tebliğin 6 ‘ncı bölümünde “Münhasıran” kelimesi kullanılmakla birlikte emekli maaşının yanında ücret geliri dışında diğer gelir unsurlarını elde edenler de çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş kapsamında değerlendirilebilecektir.



Örnek 6 .



Ücretli Bayan (A)’nın eşi bir Kamu kurumundan emekli olmuş, ancak şu an serbest muhasebeci mali müşavir olarak çalışmaktadır. Bu durumda Bayan (A) eşini bildirime dahil edecek dolayısıyla %10’luk indirimden yararlanabilecektir.



Buna göre, sadece ücret geliri elde eden ücretli eş için asgari geçim indirimi hesaplanmayacaktır. Örneğin bir şirkette ücretli olarak çalışan ücretlinin, aynı zamanda eşi de başka bir yerde ücretli olarak çalışıyorsa her iki eş için de asgari geçim indirimi hesaplanırken eş için %10’luk tutar hesaplamaya dahil edilmeyecektir. Ancak ikisi de ayrı ayrı indirimden yararlanabileceklerdir.


Ancak, bir ücretli; tüccar, serbest avukat, muhasebeci, bir anonim şirket ortağı olan eşi dolayısıyla %10’luk indirimden yararlanabilecektir. Münhasıran emekli maaşı alan eş de bu kapsamda değerlendirilecektir.



4.3. Emekli Olduktan Sonra Çalışan Eş Nedeniyle Asgari Geçim İndiriminden Yararlanılması



Bir önceki bölümde de belirttiğimiz üzere asgari geçim indirimi hesaplanırken emekli olan eş de “çalışmayan” eş olarak kabul edilecek ve bu eş nedeniyle asgari geçim indiriminden yararlanılacaktır. Ancak, ülkemizde emekli olduktan sonra çalışan önemli sayıda ücretli bulunmaktadır. Bu durumda emekli olup da tekrar çalışanlar aktif ücretli diğer bir ifade ile çalışan konumunda olduklarından bu eşler nedeniyle asgari geçim indiriminden yararlanılmayacaktır.

4.4. Eşlerden Her İkisinin Ücretli Olması Durumunda Çocuklar Nedeniyle Asgari Geçim İndiriminden Yararlanılması



Yukarıda da belirttiğimiz üzere, ücretli olan her iki eş de Asgari geçim indirimi indiriminden ayrı ayrı yararlanabilirler. Ancak yararlanırken medeni durumun tespiti bakımından söz konusu kıstaslar sadece bir eş için geçerli olacaktır. Şöyle ki, iki çocuk sahibi olan ücretli eşlerden sadece birisi çocuklar nedeniyle Asgari geçim indiriminden yararlanacak diğeri yararlanamayacaktır.



Konuya ilişkin olarak Tebliğ’in “6. Medeni Durum ve Eşin Gelirinin Olmadığının Tespiti” başlıklı bölümünde yapılan açıklamalara göre, çocuklar sosyal güvenlik yönünden tabi oldukları eşin bildirimine dahil edilecektir.



Ancak bazen çocuklar sosyal güvenlik yönünden emekli olan veya vefat eden eşe bağlı olabilmektedirler. Bu durumda ücretlinin çocuklar nedeniyle asgari geçim indiriminden yararlanıp yararlanmayacağı hususunda tereddüt yaşanabilmektedir. Konuyla ilgili olarak Gelir İdaresi Başkanlığınca verilen bir görüşte , emekli veyahut vefat etmiş eşin sağlık güvencesi kapsamında yer alan çocuklar üzerinden asgari geçim indirimi uygulamasında, çalışmakta olan diğer eşin yararlanabileceği belirtilmiştir.



5. Çocuk Tabiri



Asgari geçim indiriminin düzenlendiği Gelir Vergisi Kanununun 32 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, “İndirimin uygulamasında “çocuk” tabiri, mükellefle birlikte oturan veya mükellef tarafından bakılan (nafaka verilenler, evlat edinilenler ile ana veya babasını kaybetmiş torunlardan mükellefle birlikte oturanlar dâhil) 18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış çocukları, “eş” tabiri ise, aralarında yasal evlilik bağı bulunan kişileri ifade eder.” hükmüne yer verilmiştir.



5.1. Yaş Sınırı

Çocukların asgari geçim indiriminde değerlendirilmesi için belli bir yaş sınırı bulunmaktadır. Buna göre 18 yaşını doldurmamış çocuklar için asgari geçim indiriminden yararlanılacaktır. Ancak 18 yaşını doldurup da tahsilde bulunan çocuklar için 25 yaşını doldurana kadar asgari geçim indirimi uygulanacaktır. Bu bakımdan çocukların kız veya erkek olmasının; evli veya bekar olmasının bir önemi bulunmamaktadır. Burada esas alınacak ölçüt yaş için getirilen sınırlamalar dahilinde ücretlinin çocuklara bakmakla yükümlü olup olmadığıdır.

5.2. Tahsilde Olan Çocuklar



Tahsilde olan çocuklardan ne anlaşılması gerektiği yönünde Genel Tebliğ’de herhangi bir açıklamaya yer verilmemiştir. Ancak Gelir Vergisi Kanununun çeşitli maddelerinde “Tahsil” deyimi kullanılmış olup, tahsil kavramından örgün eğitimin ifade edildiği anlaşılmaktadır.



Bu nedenle, ilköğretim, lise ve üniversite’ye devam eden çocuklar tahsilde olan çocuk kabul edilmelidir. Bunun dışında özel kurslara, devam eden çocukların tahsilde olan çocuklar kabul edilmesi mümkün değildir. Ancak açıköğretim (açık lise ve üniversite) kurumlarına devam edenler ile askeri okullara ve çıraklık eğitimi veren öğretim kurumlarına devam edenlerin ücretlinin bunlara bakmakla yükümlü olması şartıyla tahsilde olan çocuklar olarak kabul edilmesi gerekmektedir.



5.3. Öz veya Üvey Evlat

Asgari geçim indirimi uygulamasında çocukların öz veya üvey olmasının bir önemi bulunmamaktadır. Yaş ve öğrenime ilişkin şartları taşımaları kaydıyla üvey evlatlar da çocuk tabiri içinde mütalaa edilecektir.



5.4. Nafaka Verilen Çocuklar Nedeniyle Asgari Geçim İndiriminin Hesaplanması



Bir önceki bölümde de belirttiğimiz üzere, çocuklar sosyal güvenlik yönünden tabi oldukları eşin bildirimine dahil edilmektedirler. Boşanmış eşlerde babanın nafaka vermesi, ancak çocukların sosyal güvenlik bakımından anneye tabi olması halinde bu çocuklar nedeniyle asgari geçim indiriminden yararlanılması konusunda Tebliğ’de açık bir hüküm bulunmamaktadır.



Konuyla ilgili, Gelir Vergisi Kanununun asgari geçim indirimine ilişkin hükümlere yer verilen 32 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesinde “Boşananlar için indirim tutarının hesabında, nafakasını sağladıkları çocuk sayısı dikkate alınır.” hükmüne yer verilmiştir. 265 Seri No.’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde (2) numaralı örnekte de çocukları için nafaka veren baba’nın asgari geçim indirimi oranı hesaplanırken nafaka verdiği çocuklar da hesaplamaya katılmıştır.



Buna göre, Kanunda nafaka verilmesi durumunda nafakayı sağlayacak kişinin çocuklar nedeniyle asgari geçim indiriminden yararlanacağı belirtildiğinden, çocukların sosyal güvenlik yönünden kime bağlı olduklarına bakılmaksızın nafakayı veren kişi çocuklar nedeniyle asgari geçim indiriminden yararlanabilecektir. Çocukların sosyal güvenlik yönünden anneye bağlı olması da durumu değiştirmeyecek olup, çocuklar nafakayı veren eşin bildirimine dahil edileceklerdir. Nafaka veren ücretli, nafaka verdiği çocukları “Aile Durumu Bildirimi”nde “Öz, Üvey, Evlat Edinilmiş, Nafakası Sağlanılan Çocuk, Ana Babasını Kaybetmiş Torun” bölümünde bildireceklerdir. Ayrıca, nafakasını sağladıkları çocuklara ait asgari geçim indiriminden yararlanacak olan eş tarafından, mahkeme ilamının onaylı bir örneği bildirime eklenecektir.



6. İŞVERENLERCE YAPILACAK İŞLEMLER

6.1. Asgari Geçim İndirimine Ait Bordronun Düzenlenmesi



Asgari geçim indirimi bordrosunun düzenlenmesine ilişkin ilkeler aşağıda gösterilmiştir.



• İşverenler, kendilerinde mevcut veya çalışanlardan aldıkları aile bildirimine istinaden medeni durum ve çocuk sayısı ile ilgili bilgiler doğrultusunda, her yıl Ocak ayı itibariyle örneği Tebliğe ekli "Asgari Geçim İndirimine Ait Bordro" yu düzenleyeceklerdir.



• Her bir ücretlinin yararlanacağı asgari geçim indirimi ayrı ayrı hesaplanarak

bordroda ilgili aya ait sütunda gösterilecektir.



• Yıl içerisinde meydana gelen değişiklikler için ayrı bir bordro düzenlenebileceği

gibi değişiklikler aynı bordro üzerinde de gösterilebilecektir.



• Bordro işveren nezdinde muhafaza edilecek olup, istendiği takdirde yetkililere

ibraz edilecektir.



6.1.1. Asgari Geçim İndirimine Ait Bordronun Elektronik Ortamda Düzenlenmesi



Günümüzdeki teknolojik gelişmelere bağlı olarak vergi uygulamalarına ilişkin bir çok işlem elektronik ortamda yapılıp bu şekilde muhafaza edilebilmektedir. Özellikle çok sayıda işçi çalıştıran işyerlerinde bu işlemlerin takibini elektronik ortamda yapmak işverenler açısından kolaylık sağlamaktadır. Bu çerçevede Asgari geçim indirimine ait bordronun Tebliğ ekinde yer alan formata uygun olarak elektronik ortamda düzenlenmesi halinde bu bordronun usulüne uygun olarak düzenlendiğini kabul etmek gerekmektedir.



Yüzlerce işçi çalıştırılan bir işyerinde yıl içerisinde her bir işçi ile meydana gelecek değişiklik sonrası yeni bir bordro düzenlenmesi önemli güçlükler yaratacaktır bu nedenle elektronik ortamda düzenlenen bordronun ilgili sütununda değişiklik yapmak yeterli olacaktır.



6.2. Asgari Geçim İndirimine Ait Bordronun Muhafazası



Mükelleflerin vergilendirmeye ilişkin ödevlerinin düzenlendiği 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 253 üncü maddesinde, bu Kanuna göre defter tutmak mecburiyetinde olanların, tuttukları defterlerle üçüncü kısımda yazılı vesikaları, ilgili bulundukları yılı takibeden takvim yılından başlayarak beş yıl süre ile muhafaza etmeye mecbur oldukları; 256 ıncı maddesinde ise ilgili maddelerde yazılı gerçek ve tüzel kişiler ile mükerrer 257 nci madde ile getirilen zorunluluklara tabi olanların, muhafaza etmek zorunda oldukları her türlü defter, belge ve karneler ile vermek zorunda bulundukları bilgilere ilişkin mikro fiş, mikro film, manyetik teyp, disket ve benzeri ortamlardaki kayıtlarını ve bu kayıtlara erişim veya kayıtları okunabilir hale getirmek için gerekli tüm bilgi ve şifreleri muhafaza süresi içerisinde yetkili makam ve memurların talebi üzerine ibraz ve inceleme için arz etmek zorunda oldukları belirtilmiştir.



Asgari geçim indiriminin hesaplanmasına esas olan belgeler Vergi Usul Kanununun üçüncü kısmında yer alan saklanması gereken defter ve belgeler arasında sayılmamıştır. Ancak, asgari geçim indiriminin hesaplanmasına esas alınan belgelere istinaden tespit edilen tutarlar ücret gelirinden tevkif edilen vergiden mahsup edilmekte ve bu tutar ücret bordrosunda gösterilmek suretiyle ücret bordrosunu da etkilemektedir.



Ücret bordrosu da Vergi Usul Kanunu uyarınca düzenlenmesi mecburi bir vesika olup 5 yıl süre ile muhafazası gerektiğinden, ücret bordrosunun düzenlenmesine dayanak olan “Asgari Geçim İndirimine Ait Bordro” nun da 5 yıl süreyle saklanması gerekmektedir. Öte yandan, Bordro “Aile Durum Bildirimi”ne istinaden oluşturulduğu için işverenlerin ispat külfetinden kurtulması için bildirimleri muhafaza etmeleri lehlerine olacaktır.



6.3. Asgari Geçim İndiriminin Mahsup Edilme Şartı



Asgari geçim indirimi tutarlarının kesilen gelir vergisinden mahsup edilmesi için bu tutarların ücretlilere ödenmiş olması şarttır. Ücretliye ödenmemiş asgari geçim indiriminin Muhtasar beyanname ile beyan edilen gelir vergisinden mahsup edilmesi durumunda vergi ziyaına neden olunacaktır. Nitekim Tebliğin “8.1. Muhtasar Beyanname Veren İşverenlerce Yapılacak İşlemler” bölümünde Ücretlilere ödenmeyen tutarların mahsup edilmesi halinde bu tutarın işverenlerce muhtasar beyanname üzerinden eksik beyan edilmiş ve ödenmemiş gelir vergisi tevkifatı olarak addolunacağı belirtilmiştir.



7. Üç Aylık Muhtasar Beyanname Verenlerde Asgari Geçim İndirimi Uygulaması



Üçer aylık dönemler halinde muhtasar beyanname veren mükellefler de yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde asgari geçim indirimine ait bordroyu düzenleyeceklerdir. Bu mükellefler her ay ücret ödemesi sırasında tevkif ettikleri vergilere mahsuben ücretlilerin yararlanacağı asgari geçim indirimi tutarlarını peşin olarak ödeyeceklerdir. Ödedikleri bu tutarları üç aylık döneme ait muhtasar beyannamede mahsup edeceklerdir. Örneğin Ocak-Şubat-Mart aylarını kapsayan döneme ait asgari geçim indirimi, ücretlilere ödenmiş olması şartıyla Nisan ayının 23 ünde verilecek muhtasar beyannamenin ilgili satırında mahsup konusu edilecektir.



Üç aylık dönemde mahsup konusu yapılacak asgari geçim indirimi sadece çalışan işçileri kapsamayacaktır. Şöyle ki Ocak, Şubat aylarında çalışan ancak mart ayında işten ayrılmış olan işçiye ödenmiş olan asgari geçim indirimi de Nisan ayında verilecek Muhtasar beyanname üzerinden mahsup edilebilecektir.



8. ÇALIŞANLARCA YAPILACAK İŞLEMLER



Asgari geçim indirimi uygulaması açısından çalışanlar;



• Tebliğ ekinde yer alan “Aile Durum Bildirimini” eksiksiz ve gerçeğe uygun olarak düzenleyeceklerdir.



• Bildirimi veren ve asgari geçim indiriminden yararlanacak kişi “Bildirimi Verenin” bölümünde kendisiyle ilgili şahsi bilgileri dolduracaktır.

• Evli olanlar “EŞİN” bölümüne eşlerine ilişkin bilgileri gireceklerdir. 265 Seri No.’lu Tebliğin “6. Medeni Durum ve Eşin Gelirinin Olmadığının Tespiti” başlıklı bölümünde yapılan açıklamalar çerçevesinde sadece eşi ücretli çalışan kişi “Çalışıyor” bölümünü işaretleyecek, eşi emekli olan veya Gelir Vergisine tabi başka bir geliri olan eşler “Çalışmıyor” bölümünü işaretleyeceklerdir.



• Eşin geliri var ise “Geliri Olan” yok ise “Geliri Olmayan ”alanı işaretlenecektir. (Asgari geçim indirimi sadece ücrete geliri elde eden eş için hesaplanmamakta, bu durum da bir üst paragrafta belirtilen çalışan/çalışmayan bölümünde belirtilmektedir. Dolaysıyla eşin gelirinin olup olmamasının bir önemi bulunmadığından, bu bölümün Asgari Geçim İndiriminin hesaplanmasına herhangi bir etkisi bulunmamaktadır.)



• “MÜKELLEFLE OTURAN VEYA MÜKELLEF TARAFINDAN BAKILAN ÇOCUKLARIN DURUMU” bölümünde, mükellefle birlikte oturan veya mükellef tarafından bakılan, ücretliye sosyal güvenlik yönünden bağlı olan, ücretli tarafından nafakası ödenen, ana babasını kaybetmiş torunlardan mükellefle birlikte oturan, 18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış çocuklara ait bilgiler yazılacaktır.



• Bildirimi veren ve nafaka ödeyen ücretliler nafakasını sağladıkları çocuklara ait, mahkeme ilamının onaylı bir örneği bildirime ekleyeceklerdir.

III. CEZAİ MÜEYYİDELER



Asgari geçim indirimine ait tutarların gerek işveren tarafından ücretliye ödenmemesi gerekse de ücretlinin medeni durumuna ilişkin yanlış bilgi vermek suretiyle daha yüksek oranda yararlanması 213 sayılı Vergi Usul Kanunu açısından cezai işlemlerin yapılmasını gerektirmektedir. Dolayısıyla hem işveren hem de ücretli açısından cezai sorumluluk söz konusu olabilecektir.



Bu durumla ilgili 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 341 inci maddesinde aşağıdaki hükme yer verilmiştir.



"Vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder.



Şahsi, medeni haller veya aile durumu hakkında gerçeğe aykırı beyanlar ile veya sair suretlerle verginin noksan tahakkuk ettirilmesine veya haksız yere geri verilmesine sebebiyet vermek de vergi ziyaı hükmündedir.



Yukarıdaki fıkralarda yazılı hallerde verginin sonradan tahakkuk ettirilmesi veya tamamlanması veyahut haksız iadenin geri alınması ceza uygulanmasına mani teşkil etmez."



344 üncü maddede ise vergi ziyaı suçunun işlenmesi halinde ne tür bir ceza verileceği belirtilmiştir. Buna göre vergi ziyaı suçu işleyenlere, ziyaa uğrattıkları verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir.



1. Ücretliler Açısından

Asgari geçim indirimi hesaplanırken ücretlinin medeni durumu göz önünde bulundurulmaktadır. Bu uygulamada eşin çalışıp çalışmadığı, herhangi bir gelirinin olup olmadığı ve çocukların durumuna ilişkin olarak (aksi tespit edilmediği sürece) ücretlinin beyanı yeterli olmaktadır.



Ücretlinin bu konularda yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle, haksız olarak asgari geçim indiriminden yararlanması dolayısıyla da daha az vergi ödemesi halinde, haksız olarak yararlanılan tutarlar Vergi Usul Kanunu ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun gereği ücretliden cezalı olarak tahsil edilecektir.



Yukarıda da açıklandığı üzere asgari geçim indiriminden haksız yere yararlanılması vergi ziyaı cezasını gerektirecektir. Ücretli haksız yararlandığı asgari geçim indirimi ile birlikte vergi ziyaı cezasını da ödemek zorunda kalacaktır. Haksız yararlanılan asgari geçim indirimi vergi ceza ihbarnamesinin kesinleşmesine kadar gecikme faizi uygulancaktır.

1.1. Muhtasar Beyanname Vermek Zorunda Olmayan İşverene Bağlı Olarak Çalışanlarda Cezai Müeyyideler



Ücretlinin muhtasar beyanname vermek zorunda olan veya olmayan bir işveren nezdinde çalışıyor olması halinde izlenecek yöntem dışında karşılaşılacak ceza açısından herhangi bir fark bulunmamaktadır. Şöyle ki muhtasar beyanname vermek zorunda olmayan bir kamu kurumunda çalışan memur maaşını saymanlık vasıtasıyla almakta olduğundan cezai işlemler saymanlıkça yerine getirilecek ve cezai işlemlerin muhatabı doğrudan ücretli olacaktır. Vergi ceza ihbarnamesi ücretli adına düzenlenerek haksız yere yararlanılan asgari geçim indirimi tutarları kendisinden geri alınacaktır.



Genel bütçeye dahil dairelerde çalışan ücretlilerce, gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suretiyle asgari geçim indirimi tutarının fazla hesaplanmasına neden olunması halinde, vergi/ceza ihbarnamesinin ücretliler adına düzenlenerek tahsil işleminin buna göre yapılması gerekecektir. Haksız yararlanılan asgari geçim indirimi nedeniyle eksik ödenen vergi tutarları, ilgili saymanlıklarca saymanlığın bağlı bulunduğu vergi dairelerine intikal ettirilerek ücretlilerden ihbarname kuralına göre cezalı olarak tahsil edilecektir. Bu vergi cezasından işverenlerin tahakkuk memurları da müteselsilen sorumlu olacaklardır.

1.2. Muhtasar Beyanname Vermek Zorunda Olmayan İşverene Bağlı Olarak Çalışanlarda Cezai Müeyyideler



Muhtasar beyanname veren bir kuruluşta çalışan kişiye ilişkin cezai işlemler ise vergi dairesince gerçekleştirilecek. Ancak vergi/ceza ihbarnamesinin muhatabı işveren olacaktır. Ancak haksız yararlanılan tutarlar ücretlinin beyanından kaynaklanmışsa genel hükümler çerçevesinde işveren ödediği bu cezalara ilişkin olarak ücretliye rücu edebilecektir.



İşverenler, vergi sorumlusu sıfatıyla sadece kendilerine tabi olarak çalışan ücretlilerin ücretlerinden tevkif ettikleri gelir vergilerini kaynakta kesmek bakımından değil bunun doğru olarak beyan edilip ödenmesinden de sorumludurlar. Bu nedenle tevkif suretiyle kesilen vergilerin eksik beyanı dolayısıyla yapılan ikmalen veya re’sen tarhiyatlarda vergi aslı ile buna ilişkin cezalardan sorumlu olacaklardır. Buna göre, muhtasar beyanname veren işverenlerin yanında çalışan ücretlilerin haksız yere asgari indiriminden yararlanmaları durumunda vergi/ceza ihbarnamesinin işveren adına tanzim edilerek işverene tebliğ edilmesi gerekmektedir. Daha sonra tahakkuk edecek vergi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinin işverenden tahsil edilmesi gerekir.

2. İşverenler Açısından

Asgari geçim indirimi sosyal nedenlerle ücretlilere tanınmış vergi avantajıdır. İşverenler kendilerindeki mevcut bilgilere göre hesapladıkları yıllık asgari geçim indirimi tutarlarının her aya isabet eden kısmını, ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup etmekte olup, her ne sebeple olursa olsun mahsup sonrası kalan tutarın ücretliye ödenmemesi söz konusu olamaz.



Buna göre, işverenler tarafından hizmet erbabının ücret gelirlerinden kesilen gelir vergisinden mahsup edilen asgari geçim indirimi tutarının, o ayki ücretiyle birlikte ücretliye nakden ödenmesi gerekir. Aksi takdirde, ücretliye nakden ödenmeyen asgari geçim indirimi, işverenler tarafından haksız yere yapılan bir mahsup işlemi niteliği taşıyacak ve tevkif suretiyle kesilen verginin bu tutar kadar olan kısmı, muhtasar beyanname ile eksik beyan edilmiş olacaktır.

Bu nedenle, yukarıda belirtilen şekilde ücretliye nakden ödenmeyen asgari geçim indirimi o ayda eksik beyan edilmiş vergi tevkifatı olarak kabul edilerek, bu vergiler için de işverenler hakkında cezalı tarhiyat yapılacaktır.





Altan Yılmaz

Gelir İdaresi Başkanlığı

Devlet Gelir Uzmanı
Bu konu yada mesaj "www.beyforum.net" sitesine aittir.
BeyForuM isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
asgari, gecim, indirimi, uygulamasi

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlı. Şuanki Zaman: 05:02.

-->   Turizm