|
|
#1 (permalink) |
|
Üye Numarası: 1
Üyelik tarihi: Jun 2009
Mesaj Sayısı: 6,031
|
Yaşam ve Vücut Bütünlüğü Üzerindeki Hak(Anayasa Md. 17/1,17/2)
Bu konu yada mesaj "www.beyforum.net" sitesine aittir.
Bu hakkın ait olduğu sınıf Negatif Statü Haklarıdır yani bu haklar devlete karşı ileri sürülen savunma haklarıdır.Kısaca insan öldürme,insan bedenine zorla uygulanacak müdaheleler ve deneyler Devlete yasaklanmıştır.Temel insan haklarındandır. Yaşama bedensel olarak varolma demektir. Yaşam üzerindeki hak, ilerde sağ ve tam doğmak koşuluyla ana rahmine düşmeyle başlar ve ölümle son bulur. Vücut bütünlüğünün dokunulmazlığı, biyolojik-fizyolojik anlamda sağlıklı olmak demektir. Diğer yandan anayasal korumanın manevi alanı da kapsaması beden bütünlüğü temel hakkının insan onuru ile olan ilişkisinden doğmaktadır. Manevi baskı, iskence ve buna uygun sorgulama metodları da beden bütünlüğü üzerindeki hakkı zedelemektedir. Yaşam hakkının sınırlandığı Anayasal durumlar; Anayasa Md. 17/3. Buna göre , I. Kişinin Dokunulmazlığı, Maddi ve Manevi Varlığı Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz. Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz. Meşru müdafaa hali, yakalama ve tutuklama kararlarının yerine getirilmesi, bir tutuklu veya hükümlünün kaçmasının önlenmesi, bir ayaklanma veya isyanın bastırılması, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde yetkili merciin verdiği emirlerin uygulanması sırasında silah kullanılmasına kanunun cevaz verdiği zorunlu durumlarda meydana gelen öldürme fiilleri, birinci fıkra hükmü dışındadır. Bu kuralda yer alan sınırlamalar kısmen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesin Md.2' de yer almaktadır. Yine de devlet bir insanın herhangibir hakkı sınırlarken aşağıdaki kyrallara uymak zorundadır; -Devlet tarafından güdülen amaç takip edilebilir olmalıdır -Devlet kullanılan araç kullanılabilir olmalıdır -Aracın kulanılması amaca ulaşmak için kullanılabilir olmalıdır -Aracın kullanılması amaca ulaşmak için zorunlu(gerekli)olmalıdır. Mesela silahsız bir suçluyu yakalamak için vurmak yerine ikna etmek yada fiziksel güç kullanmak, Teslim olmakta direnen silahlı birini öldürücü bir yerinden vurmak yerine sadece etkisiz hale getirecek zararsız bir yerden vurmak vs... Zira Devlet tarafından yapılan her müdahale kanun tarafından öngörülmüş olmalı ve nihayetinde ölçülü ve o an yapılması mecburi bir tavır olmalıdır. Yani devlet tüm kudretine rağmen herşeri istediği şekilde yapmakta serbest değildir. Kendini sınırlayacak kuralları kendisi koymustur. II. Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması Madde 13. - Temel hak ve hürriyetler, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün, milli egemenliğinin, Cumhuriyetin, milli güvenliğin, kamu düzeninin, genel asayişin, kamu yararının, genel ahlakin ve genel sağlığın korunması amacı ile ve ayrıca Anayasanın ilgili maddelerinde öngörülen özel sebeplerle, Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olarak kanunlarla sınırlanabilir. (Eğer bir hak sınırlandıralacaksa, sınırlama yukarıda sayılan sebeplerden birine dayanmalıdır.Temel Hal ve Hürriyetler üzerindeki şemsiye budur. Anayasa değişmeden önce devlete sınırlama konusunda daha fazla serbestlik tanınıyodu) Temel hak ve hürriyetlerle ilgili genel ve özel sınırlamalar demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olamaz ve öngörüldükleri amaç dışında kullanılamaz. Bu maddede yer alan genel sınırlama sebepleri temel hak ve hürriyetlerin tümü için geçerlidir. III. Temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılamaması Madde 14. - Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin bir kişi veya zümre tarafından yönetilmesini veya sosyal bir sınıfın diğer sosyal sınıflar üzerinde egemenliğini sağlamak veya dil, irk, din ve mezhep ayırımı yaratmak veya sair herhangi bir yoldan bu kavram ve görüşlere dayanan bir devlet düzenini kurmak amacıyla kullanılamazlar. Bu yasaklara aykırı hareket eden veya başkalarını bu yolda teşvik veya tahrik edenler hakkında uygulanacak müeyyideler kanunla düzenlenir. Anayasanın hiçbir hükmü, Anayasada yer alan hak ve hürriyetleri yok etmeye yönelik bir faaliyette bulunma hakkini verir şekilde yorumlanamaz. IV. Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması Madde 15. - Savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir. Birinci fıkrada belirlenen durumlarda da, savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler ile, ölüm cezalarının infazı dışında, kisinin yasama hakkına, maddi ve manevi varlığının bütünlüğüne dokunulamaz; kimse din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; suç ve cezalar geçmişe yürütülemez; suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz. Anayasa Md. 15 ise savaş, seferberlik halinde dahi "çatışma hali ve ölüm cezalarının infazı hariç olmak üzere", kimsenin hayatına son verilemeyeceğini, hatta düşüncesini bile açıklamaya zorlanamayacağını söylüyor. |
|
|
|
![]() |
| Tags |
| hakki, yasama |
«
önceki Konu
|
sonraki Konu
»
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlı. Şuanki Zaman: 05:26.






Normal
