BeyForuM
BeyForum Anasayfa > BeyForuM > GENEL - GÜNCEL - KÜLTÜR - SANAT > Akademi ve Kültür Merkezi > Hukuk > Hukuk Sözlüğü ( Hukuk Terimleri Sözlüğü )
Eski 10-04-2010, 03:20   #1 (permalink)
BeyForuM
Owner
BeyForuM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye Numarası: 1
Üyelik tarihi: Jun 2009
Mesaj Sayısı: 6,031
BeyForuM isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
Standart Hukuk Sözlüğü ( Hukuk Terimleri Sözlüğü )

A



Abes:Akla ve gerçeğe aykırı; gereksiz; yersiz; boş şey; saçma; anlamsız



Abesle iştigal etmek:Boş şeylerle uğraşmak



abideler ve asar-ı atika:anıt ve abideler



Abluka:bir devletin dışarı ile olan ilişkilerini zor kullanarak kesmek



Acar:Atılgan; gözü pek; yiğit; kabadayı; yılmaz; kabına sığmaz; güçlü; becerikli



Acele itiraz:verilen kararın tefhim yada tebliğinden itibaren belirli bir süre içerisinde ( genellikle bir hafta ) yapılması gereken, kanunda açıkça sayılan itiraz türüdür. itiraz üzerine kararı veren makam değil itiraz mercii bir karar verir.



Acenta:ticari mümessil ticari vekil, satış memuru veya müstahdem gibi bir sıfatı olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak belirli bir bölge içinde daimi bir suretle ticari bir işletmeyi ilgilendiren akidlerde aracılık etmeyi veya bunları o işletme adına yapmayı mesle



Açık artırma:bir malın, teklif veren kişiler arasında en yüksek bedeli öneren kimseye satılmasını sağlayan satış biçimi



Açık çek:Üzerine para miktarı yazılmamış çek, mecazi: sonsuz güven



Acir:kiraya veren kimse



Aciz:Birinin borcunu vaktinde ödeyememesi durumu



Âciz:Gücü bir işe yetmez olan; güçsüz; beceriksiz; kabiliyetsiz; zayıf



Aciz vesikası:alacaklı alacağının tamamını alamamışsa kalan miktar için kendisine verilen vesika (İİK 143)



Ada:çevresi yollarla sınırlandırılmış bulunan, çeşitli parselleri kapsayan arsa parçası



Adab:Âdab; Töre; edepler; terbiyeler; utanmalar; yol yordam; yol yöntem



Adad:Adâd; Adetler; sayılar; adem yokluk; hiçlik; ölüm

Adalet:haklılık; hakka uygunluk



Adalet divanıevletler arasındaki birtakım hukuk anlaşmazlıklarına bakan ve merkezi La Haye'de bulunan uluslararası mahkeme



Adalet örgütü:Adliye teşkilatı.



Adalet sarayı: Mahkemelerin bulunduğu büyük yapı



Adem:Yokluk; hiçlik; ölüm ,



Adem-i ifa:Adem-i ifâ - Yapmamak; bir görevi yerine getirmemek; bir borcu zamanında ödememek



Adem-i iştirak:katılmamak



Adem-i selahiyet:yetkisizlik



Adem-i: vüsuk gercek olmamak



Ademimerkeziyet:Yerinden yönetim



Adi kira:kiraya verenin, belli bir ücret karşılığında bir şeyin kullanılmasını kiracıya bıraktığı sözleşme



Adi şirket:iki veya daha çok kimsenin, ortak bir amaca ulaşmak için emeklerini ve mallarını birleştirmeyi kabul ettikleri sözleşme ile kurulan ortaklık



Adi suçlu:Basit suçları işleyen kimse



Adli:adaletle ilgili



Adli kaza:Adlî kaza - Cezai, hukuki, ticari, nizalı, nizasız yargı



Adli müzaharet:Adli yardım



Adli sicil:Bir kimsenin mahkumiyetinin olup olmadığının anlaşılması için konulmuş olan kayıt yöntemi.



Adli tatil:Her yıl 1 Ağustos ile 5 Eylül tarihleri arasında, kanunda yazılı durumların dışında, hiçbir adli işlemin yapılmadığı süre



Adli tıp:Tıbbın adalete yardım eden kolu



Adli zabıta:Bir suç sonrası sanığı ve suç delillerini adli yetkililere sunan kolluk kuvveti



Afaki:Afakî - Belli bir konu üzerinde olmayan (konuşma); dereden tepeden söz; objektif; nesnel; yabancı



Afetoğanın sebep olduğu yıkım; kıran; çok kötü; büyük felaket; belâ; çok güzel insan



Ağır ceza:Beş yıldan yukarı olan hapis cezaları



Ağır hapis cezası: Yirmi yıl ve üstü veya ömür boyu hapis cezası



Ağır kusur: dikkatsizlikten ve özensizlikten dolayı işlenen büyük hata



Ağlep: Kuvvetli; büyük



Ahar: Başkası; yabancı; üçüncü kişi



Ahde vefa: Söze bağlılık, sözleşmeye bağlılık



Ahir: Âhir - Son; sondaki; en son; en sondaki



Ahiren: Âhiren - Sonradan



Ahit: Söz verme



Ahkam: hükümler



Ahkamı huzuriyye: hakim önünde yargılanmayla ilgili yöntem hükümleri



Ahkamı mahsusa: özel hükümler



Ahkamı müteferia: ahkâmı müteferia - ayrıntılı hükümler



Ahkamı mütehalife : ahkâmı mütehalife - aykırı değişik hükümler



Ahval: ahvâl - durumlar; haller; vaziyetler



Ahz : almak



Aidiyet : âidiyet - ait olma durumu; ilişkinlik



Aile hukuku : Aile ilişkilerini düzeneleyen hukuk kurallarıdır



Aile hukuku : Aileyi oluşturan kişilerin karşılıklı hak ve görevlerini düzenleyen hukuk dalı



Aile şirketi : bir ailenin bireylerinden oluşan ortaklık



Aile yurdu: bir kimsenin, ailenin gereksiniminden büyük olmamak ve bizzat kendisinin veya ailesinin işletmesi ya da oturması koşuluyla, aile bireylerinin geçimi ve oturmasını sağlamak amacıyla ayırdığı taşınmaz ve ekleri



Akar: taşınmaz mal; kiraya verilen ve gelir sağlayan şeyler



Akaratı mevkufe: akarâtı mevkufe - vakfedilmiş, gelir getiren mallar



Akdetmek: sözleşmek; kararlaştırmak; düzenlemek; bağlamak



Akd-i mebhusünanh: sözü geçen akit, anlaşma, sözleşme



Akd-i mezbur: sözü geçen akit, anlaşma, sözleşme



Akd-i muvazaa: karşılıklı ödün verilerek yapılan akit, anlaşma, sözleşme



Akd-i sahih: geçerli, doğru, kusursuz akit, anlaşma, sözleşme



Akideyn: âkideyn - her akitte akdi yapan iki taraf



Akidin: âkidîn - sözleşenler; sözleşme yapanlar



Akit: âkit - bir işi karşılıklı olarak kararlaştırıp üstlerine alan taraflardan her biri; sözleşme veya mukavele yapan



Akit vaadi: ön sözleşme



Alahilaf'ül-kanun: alâhilâf'ül-kanun - kanun hilafına; yasaya aykırı olarak



Alakadar: alâkadar - ilgili; ilişkili



Alat : alât - aletler; araçlar



Aledderecat : sırasıyla; derecesine göre



Alelhesap: hesaplaşmak üzere; hesaba sayarak; sayışılmak üzere; doğan kârdan bir bölümünün ileride tamamı üzerinde hesaplaşılmak üzere önceden ödenmesi



Ale-l-ıtlak: genel olarak; rasgele; bir sınır ile bağlı olmayarak



Ale-l-umum: ale-l-umûm - genel olarak; umumi bir biçimde; bütün



Alelusul: usulüne uygun; üstün körü



Aleniyet: açıklık; kamuya açık olunması



Alettakrib: takriben; yaklaşık olarak



âm ve şamil: genel; herkese ait; geniş kapsamlı



Amade : bir işi yapmaya hazır; hazırlanmış



Amel: iş; edim; fiil



Amele :işçi; emekçi, ırgat



Ameli: amelî - işe dayanan; iş üstünde; tatbikî; pratik; uygulamalı



Amenajman: doğal kaynakların işletilmesi, Devlete ve kişilere ait ormanların, önceden hazırlanıp kabul edilmiş esaslara uygun olarak işletilmesi



Amil: âmil - yapan; etken; etmen; sebep; faktör



Amir: âmir - emreden; buyuran; bir memurun vazife bakımından büyüğü; bir fiili yapmaya veya yapmamaya zorlayan, buna gücü yeten



Amm: âmm - genel; umumi; herkese ait



Amma: ammâ - ama; fakat; lakin; ancak; şu kadar; öyle ki



Amme: kamu



Amme hükmi şahsiyeti: âmme hükmî şahsiyeti - kamu tüzel kişiliği



Amme intizamı: kamu düzeni



Anagayrimenkul: Kat mülkiyetine konu olan taşınmazın bütünü



Anayapı: Kat mülkiyetine konu olan taşınmazın esas yapı kısmı



Anayasa: Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi



Angaje: sözle veya yazılı olarak bağlanan; bağımlı



Ani edim: Bir anda yapılan belli davranış ya da davranışlarla yerine getirilen edim



Anif'ül-beyan: ânif'ül-beyan - az önce beyan olunan, bildirilen



Anmuhakemetin: muhakeme yaparak; yargılama yoluyla



Antrepo: gümrüklere gelen ticari eşyanın konulduğu, korunduğu yer; ardiye; ambar



Ara: âra - reyler; oylar



Ara kararı: Bir davanın bakılmasını kolaylaştırmak için yargıdan önce önlem niteliğinde verilen karar, duruşma kararı



Arama: Saklanan sanığın ve suç belgelerinin elde edilmesi için bir kimsenin evinde, iş yerinde, üzerinde veya eşyasında yapılan araştırma işlemi



Arama izni: Yasa dışı ilişkilerle ilgili olarak delil toplamak, zanlı veya suçlu kişileri yakalamak için mahkemece güvenlik güçlerine verilen resmi izin



Arama kararı: Arama yapılabilmesi için hakim tarafından verilmiş karar



Arazi mahlule: mutasarrıfın mirasçı bırakmadan ölümü ile mahlûl olan arazi-i emiriyye



Arazi-i emiriyye: rakabesi beytülmâle ait olarak devlet tarafından kişilere dağıtılan yerler, topraklar; beylik arazi



Arazi-i haraciyye: haraca bağlı arazi



Arâzi-i memlûke: mülk; timar toprağı; mülkiyet yolu ile tasarruf olunan yerler



Arazi-i metruke: halkın gereksinimi ve kullanımı için terk edilen arazi



Arazi-i mevat : hiç kimsenin tasarrufu altında olmayan ve halka terk ve tahsis edilmemiş bulunan,yüksek sesli bir kimsenin sesi işitilmeyecek derecede köy ve kasabalar gibi yerlerden uzak bulunan kıraç, taşlık gibi yerler



Arazi-i mevkufe: geliri belirli bir konuya tahsis olunan yer; vakıf olunmuş arazi



Arazi-i miriye : devlete ait arazi



Arâzi-i öşriye: ürününden onda bir Devlet payı alınan ve üzerinde her türlü mülkiyet tasarrufları bulunan arazi



âri : ...sız; boş; çıplak; soyut; arınmış; yüksüz



Ariyet : ödünç; eğreti; ödünç sözleşmesi



Arîz ve amîk : genişlik ve derinliğine; enine boyuna; uzun uzadıya



Arsa: Belediye sınırları içinde, belediye tarafından parsellenerek üzerine inşaat yapmak için ayrılan arazi parçası




Arsa payı: Kat mülkiyetinde arsanın, kanunda belirtilen esasa göre bağımsız bölümlere ayrılan ortak mülkiyet payı



Arz: sunma; gösterme; bildirme; önüne koyma; anlatma (bir büyüğe)



Arzuhal:dilekçe , istidal



Asaleten atanma: Sürekli görev yapmak üzere bir göreve atanma



Asgari: asgarî - en az; en aşağı; en azından; en düşük; en küçük



Ashab-ı intikal: verasetin geçişinde hak sahipleri



Aşikar: aşikâr - belli; açık; apaçık; meydanda olan



Asri: asrî - zamana uygun; çağdaş; modern



Ateh: bunama; bunaklık



Ati : âtî - gelecek; gelen (kişi veya şey); gelecek zaman; istikbal



Atıf : yollama; yöneltme; yükleme; bağlama; eğme; meylettirme; ilişkili bulma



Avans : alacağına sayılmak üzere önceden yapılan ödeme; öndelik



Avarız: avârız - kazalar; belalar; borçlanma ve hak kazanma yeterliliğini kısan veya yok eden haller



Avdet: dönüş; geri gelme; dönme




Avukat: Hak ve yasa işlerinde isteyenlere yol göstermeyi, mahkemelerde, devlet dairelerinde başkalarının hakkını aramayı, korumayı meslek edinen ve bunun için yasanın gerektirdiği şartları taşıyan kimse



Ayn: para dışında, kazanılabilen bütün servet öğeleri



Ayni: aynî - mala ilişkin; eşyaya bağlı; malın mülkiyeti ile ilgili; herkese karşı ileri sürülebilen



Ayni haklar: üzerinde doğrudan doğruya mutlak egemenlik yetkisi veren ve herkese karşı ileri sürülebilen haklar



Aza : âzâ - uzuvlar; üyeler; organlar



Azade : âzâde - serbest; hür; özgür



Azami : en çok; en büyük; en yüksek





Azil : Verilen temsil yetkisinin ortadan kaldırılması



Azimet:gidiş; yola çıkma
Bu konu yada mesaj "www.beyforum.net" sitesine aittir.
BeyForuM isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
hukuk, sozlugu, terimleri

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlı. Şuanki Zaman: 02:37.

-->   Turizm