|
|
#1 (permalink) |
|
Üye Numarası: 1
Üyelik tarihi: Jun 2009
Mesaj Sayısı: 6,031
|
A
Bu konu yada mesaj "www.beyforum.net" sitesine aittir.
Abes:Akla ve gerçeğe aykırı; gereksiz; yersiz; boş şey; saçma; anlamsız Abesle iştigal etmek:Boş şeylerle uğraşmak abideler ve asar-ı atika:anıt ve abideler Abluka:bir devletin dışarı ile olan ilişkilerini zor kullanarak kesmek Acar:Atılgan; gözü pek; yiğit; kabadayı; yılmaz; kabına sığmaz; güçlü; becerikli Acele itiraz:verilen kararın tefhim yada tebliğinden itibaren belirli bir süre içerisinde ( genellikle bir hafta ) yapılması gereken, kanunda açıkça sayılan itiraz türüdür. itiraz üzerine kararı veren makam değil itiraz mercii bir karar verir. Acenta:ticari mümessil ticari vekil, satış memuru veya müstahdem gibi bir sıfatı olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak belirli bir bölge içinde daimi bir suretle ticari bir işletmeyi ilgilendiren akidlerde aracılık etmeyi veya bunları o işletme adına yapmayı mesle Açık artırma:bir malın, teklif veren kişiler arasında en yüksek bedeli öneren kimseye satılmasını sağlayan satış biçimi Açık çek:Üzerine para miktarı yazılmamış çek, mecazi: sonsuz güven Acir:kiraya veren kimse Aciz:Birinin borcunu vaktinde ödeyememesi durumu Âciz:Gücü bir işe yetmez olan; güçsüz; beceriksiz; kabiliyetsiz; zayıf Aciz vesikası:alacaklı alacağının tamamını alamamışsa kalan miktar için kendisine verilen vesika (İİK 143) Ada:çevresi yollarla sınırlandırılmış bulunan, çeşitli parselleri kapsayan arsa parçası Adab:Âdab; Töre; edepler; terbiyeler; utanmalar; yol yordam; yol yöntem Adad:Adâd; Adetler; sayılar; adem yokluk; hiçlik; ölüm Adalet:haklılık; hakka uygunluk Adalet divanı evletler arasındaki birtakım hukuk anlaşmazlıklarına bakan ve merkezi La Haye'de bulunan uluslararası mahkeme Adalet örgütü:Adliye teşkilatı. Adalet sarayı: Mahkemelerin bulunduğu büyük yapı Adem:Yokluk; hiçlik; ölüm , Adem-i ifa:Adem-i ifâ - Yapmamak; bir görevi yerine getirmemek; bir borcu zamanında ödememek Adem-i iştirak:katılmamak Adem-i selahiyet:yetkisizlik Adem-i: vüsuk gercek olmamak Ademimerkeziyet:Yerinden yönetim Adi kira:kiraya verenin, belli bir ücret karşılığında bir şeyin kullanılmasını kiracıya bıraktığı sözleşme Adi şirket:iki veya daha çok kimsenin, ortak bir amaca ulaşmak için emeklerini ve mallarını birleştirmeyi kabul ettikleri sözleşme ile kurulan ortaklık Adi suçlu:Basit suçları işleyen kimse Adli:adaletle ilgili Adli kaza:Adlî kaza - Cezai, hukuki, ticari, nizalı, nizasız yargı Adli müzaharet:Adli yardım Adli sicil:Bir kimsenin mahkumiyetinin olup olmadığının anlaşılması için konulmuş olan kayıt yöntemi. Adli tatil:Her yıl 1 Ağustos ile 5 Eylül tarihleri arasında, kanunda yazılı durumların dışında, hiçbir adli işlemin yapılmadığı süre Adli tıp:Tıbbın adalete yardım eden kolu Adli zabıta:Bir suç sonrası sanığı ve suç delillerini adli yetkililere sunan kolluk kuvveti Afaki:Afakî - Belli bir konu üzerinde olmayan (konuşma); dereden tepeden söz; objektif; nesnel; yabancı Afet oğanın sebep olduğu yıkım; kıran; çok kötü; büyük felaket; belâ; çok güzel insan Ağır ceza:Beş yıldan yukarı olan hapis cezaları Ağır hapis cezası: Yirmi yıl ve üstü veya ömür boyu hapis cezası Ağır kusur: dikkatsizlikten ve özensizlikten dolayı işlenen büyük hata Ağlep: Kuvvetli; büyük Ahar: Başkası; yabancı; üçüncü kişi Ahde vefa: Söze bağlılık, sözleşmeye bağlılık Ahir: Âhir - Son; sondaki; en son; en sondaki Ahiren: Âhiren - Sonradan Ahit: Söz verme Ahkam: hükümler Ahkamı huzuriyye: hakim önünde yargılanmayla ilgili yöntem hükümleri Ahkamı mahsusa: özel hükümler Ahkamı müteferia: ahkâmı müteferia - ayrıntılı hükümler Ahkamı mütehalife : ahkâmı mütehalife - aykırı değişik hükümler Ahval: ahvâl - durumlar; haller; vaziyetler Ahz : almak Aidiyet : âidiyet - ait olma durumu; ilişkinlik Aile hukuku : Aile ilişkilerini düzeneleyen hukuk kurallarıdır Aile hukuku : Aileyi oluşturan kişilerin karşılıklı hak ve görevlerini düzenleyen hukuk dalı Aile şirketi : bir ailenin bireylerinden oluşan ortaklık Aile yurdu: bir kimsenin, ailenin gereksiniminden büyük olmamak ve bizzat kendisinin veya ailesinin işletmesi ya da oturması koşuluyla, aile bireylerinin geçimi ve oturmasını sağlamak amacıyla ayırdığı taşınmaz ve ekleri Akar: taşınmaz mal; kiraya verilen ve gelir sağlayan şeyler Akaratı mevkufe: akarâtı mevkufe - vakfedilmiş, gelir getiren mallar Akdetmek: sözleşmek; kararlaştırmak; düzenlemek; bağlamak Akd-i mebhusünanh: sözü geçen akit, anlaşma, sözleşme Akd-i mezbur: sözü geçen akit, anlaşma, sözleşme Akd-i muvazaa: karşılıklı ödün verilerek yapılan akit, anlaşma, sözleşme Akd-i sahih: geçerli, doğru, kusursuz akit, anlaşma, sözleşme Akideyn: âkideyn - her akitte akdi yapan iki taraf Akidin: âkidîn - sözleşenler; sözleşme yapanlar Akit: âkit - bir işi karşılıklı olarak kararlaştırıp üstlerine alan taraflardan her biri; sözleşme veya mukavele yapan Akit vaadi: ön sözleşme Alahilaf'ül-kanun: alâhilâf'ül-kanun - kanun hilafına; yasaya aykırı olarak Alakadar: alâkadar - ilgili; ilişkili Alat : alât - aletler; araçlar Aledderecat : sırasıyla; derecesine göre Alelhesap: hesaplaşmak üzere; hesaba sayarak; sayışılmak üzere; doğan kârdan bir bölümünün ileride tamamı üzerinde hesaplaşılmak üzere önceden ödenmesi Ale-l-ıtlak: genel olarak; rasgele; bir sınır ile bağlı olmayarak Ale-l-umum: ale-l-umûm - genel olarak; umumi bir biçimde; bütün Alelusul: usulüne uygun; üstün körü Aleniyet: açıklık; kamuya açık olunması Alettakrib: takriben; yaklaşık olarak âm ve şamil: genel; herkese ait; geniş kapsamlı Amade : bir işi yapmaya hazır; hazırlanmış Amel: iş; edim; fiil Amele :işçi; emekçi, ırgat Ameli: amelî - işe dayanan; iş üstünde; tatbikî; pratik; uygulamalı Amenajman: doğal kaynakların işletilmesi, Devlete ve kişilere ait ormanların, önceden hazırlanıp kabul edilmiş esaslara uygun olarak işletilmesi Amil: âmil - yapan; etken; etmen; sebep; faktör Amir: âmir - emreden; buyuran; bir memurun vazife bakımından büyüğü; bir fiili yapmaya veya yapmamaya zorlayan, buna gücü yeten Amm: âmm - genel; umumi; herkese ait Amma: ammâ - ama; fakat; lakin; ancak; şu kadar; öyle ki Amme: kamu Amme hükmi şahsiyeti: âmme hükmî şahsiyeti - kamu tüzel kişiliği Amme intizamı: kamu düzeni Anagayrimenkul: Kat mülkiyetine konu olan taşınmazın bütünü Anayapı: Kat mülkiyetine konu olan taşınmazın esas yapı kısmı Anayasa: Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi Angaje: sözle veya yazılı olarak bağlanan; bağımlı Ani edim: Bir anda yapılan belli davranış ya da davranışlarla yerine getirilen edim Anif'ül-beyan: ânif'ül-beyan - az önce beyan olunan, bildirilen Anmuhakemetin: muhakeme yaparak; yargılama yoluyla Antrepo: gümrüklere gelen ticari eşyanın konulduğu, korunduğu yer; ardiye; ambar Ara: âra - reyler; oylar Ara kararı: Bir davanın bakılmasını kolaylaştırmak için yargıdan önce önlem niteliğinde verilen karar, duruşma kararı Arama: Saklanan sanığın ve suç belgelerinin elde edilmesi için bir kimsenin evinde, iş yerinde, üzerinde veya eşyasında yapılan araştırma işlemi Arama izni: Yasa dışı ilişkilerle ilgili olarak delil toplamak, zanlı veya suçlu kişileri yakalamak için mahkemece güvenlik güçlerine verilen resmi izin Arama kararı: Arama yapılabilmesi için hakim tarafından verilmiş karar Arazi mahlule: mutasarrıfın mirasçı bırakmadan ölümü ile mahlûl olan arazi-i emiriyye Arazi-i emiriyye: rakabesi beytülmâle ait olarak devlet tarafından kişilere dağıtılan yerler, topraklar; beylik arazi Arazi-i haraciyye: haraca bağlı arazi Arâzi-i memlûke: mülk; timar toprağı; mülkiyet yolu ile tasarruf olunan yerler Arazi-i metruke: halkın gereksinimi ve kullanımı için terk edilen arazi Arazi-i mevat : hiç kimsenin tasarrufu altında olmayan ve halka terk ve tahsis edilmemiş bulunan,yüksek sesli bir kimsenin sesi işitilmeyecek derecede köy ve kasabalar gibi yerlerden uzak bulunan kıraç, taşlık gibi yerler Arazi-i mevkufe: geliri belirli bir konuya tahsis olunan yer; vakıf olunmuş arazi Arazi-i miriye : devlete ait arazi Arâzi-i öşriye: ürününden onda bir Devlet payı alınan ve üzerinde her türlü mülkiyet tasarrufları bulunan arazi âri : ...sız; boş; çıplak; soyut; arınmış; yüksüz Ariyet : ödünç; eğreti; ödünç sözleşmesi Arîz ve amîk : genişlik ve derinliğine; enine boyuna; uzun uzadıya Arsa: Belediye sınırları içinde, belediye tarafından parsellenerek üzerine inşaat yapmak için ayrılan arazi parçası Arsa payı: Kat mülkiyetinde arsanın, kanunda belirtilen esasa göre bağımsız bölümlere ayrılan ortak mülkiyet payı Arz: sunma; gösterme; bildirme; önüne koyma; anlatma (bir büyüğe) Arzuhal:dilekçe , istidal Asaleten atanma: Sürekli görev yapmak üzere bir göreve atanma Asgari: asgarî - en az; en aşağı; en azından; en düşük; en küçük Ashab-ı intikal: verasetin geçişinde hak sahipleri Aşikar: aşikâr - belli; açık; apaçık; meydanda olan Asri: asrî - zamana uygun; çağdaş; modern Ateh: bunama; bunaklık Ati : âtî - gelecek; gelen (kişi veya şey); gelecek zaman; istikbal Atıf : yollama; yöneltme; yükleme; bağlama; eğme; meylettirme; ilişkili bulma Avans : alacağına sayılmak üzere önceden yapılan ödeme; öndelik Avarız: avârız - kazalar; belalar; borçlanma ve hak kazanma yeterliliğini kısan veya yok eden haller Avdet: dönüş; geri gelme; dönme Avukat: Hak ve yasa işlerinde isteyenlere yol göstermeyi, mahkemelerde, devlet dairelerinde başkalarının hakkını aramayı, korumayı meslek edinen ve bunun için yasanın gerektirdiği şartları taşıyan kimse Ayn: para dışında, kazanılabilen bütün servet öğeleri Ayni: aynî - mala ilişkin; eşyaya bağlı; malın mülkiyeti ile ilgili; herkese karşı ileri sürülebilen Ayni haklar: üzerinde doğrudan doğruya mutlak egemenlik yetkisi veren ve herkese karşı ileri sürülebilen haklar Aza : âzâ - uzuvlar; üyeler; organlar Azade : âzâde - serbest; hür; özgür Azami : en çok; en büyük; en yüksek Azil : Verilen temsil yetkisinin ortadan kaldırılması Azimet:gidiş; yola çıkma |
|
|
|
![]() |
| Tags |
| hukuk, sozlugu, terimleri |
«
önceki Konu
|
sonraki Konu
»
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlı. Şuanki Zaman: 02:37.




evletler arasındaki birtakım hukuk anlaşmazlıklarına bakan ve merkezi La Haye'de bulunan uluslararası mahkeme 

Normal
